Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/593 E. 2023/1940 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/593
KARAR NO : 2023/1940
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2019/492 Esas, 2020/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 54 üncü maddesi ile 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/691 Esas, 2021/1024 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/691 Esas, 2021/1024 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2021/10565 Esas, 2022/3708 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir

4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/187 Esas, 2022/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası, 54 üncü maddesi ile 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suç vasfına, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Sanığın maktule ateş ederek öldürdüğüne yönelik anlatımı, dosya kapsamında maktulün ölmeden önce kendisini sanığın vurduğunu söylediğine dair tutulan tutanak içeriği birlikte değerlendirildiğinde sanığın ateş ederek maktulü öldürmek suretiyle üzerine atılı öldürme suçunu işlediği, sanığın suç işleme kararını önceden verdiği, karar ile fiilin icrası arasında makul sürenin geçtiği, sebat ve ısrarla kararından dönmediği anlaşılmakla, sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği ve sanık, maktul ve ailesi tarafından darp edildiğini belirtmiş ise de tüm dosya kapsamında alınan beyanlarda maktul ile sanık arasında husumet olduğuna yönelik tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir anlatım bulunmadığı gibi aralarında var olan anlaşmazlığın sanığın maktulün babasının evine alkollü olarak gitmesinden sonra aralarında yaşanmış olması ve sanığın maktulü öldüreceğine dair sözler sarf ettiğine ilişkin tanık anlatımları dikkate alındığında ilk haksız hareketi sanığın gerçekleştirdiği anlaşıldığından, sanık lehine haksız tahrik hükümleri uygulanmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
“İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından

gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını önceden aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin somut delillerle ortaya konulduğu, dosya içeriğine göre, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem veya söz bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/187 Esas, 2022/253 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2023/593 E. 2023/1940 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık … hakkında tasarlayarak öldürme suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle katılmamaktayım.

5237 sayılı Kanun’un “Haksız Tahrik” başlıklı 29 uncu maddesinde yer alan; “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklindeki düzenleme ile kişiye haksız fiilin etkisi altında işlediği suçtan dolayı verilecek cezadan belli bir oranda indirim yapılması öngörülmüştür.
Yargıtay Ceza Kurulunun istikrarlı kararlarına göre, ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik; kişinin haksız bir fiilin kendisinde yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesini ifade eder. Bu halde fail, haksız tahrikin yarattığı öfke veya elemin etkisi altında, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında yarattığı karışıklığın sonucu olarak suç işlemeye yönelmektedir.
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için;
a) Tahriki oluşturan haksız bir fiil olmalı,
b) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı,
c) Failin işlediği suç bu ruhsal durumun tepkisi olmalı,
d) Haksız tahrik teşkil eden fiil, mağdurdan sadır olmalıdır.
Mahkemece “sanık, maktül ve ailesi tarafından darp edildiğini belirtmiş ise de tüm dosya kapsamında alınan beyanlarda maktül ile sanık arasında husumet olduğuna yönelik tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir anlatım bulunmadığı gibi aralarında var olan anlaşmazlığın sanığın maktulün babasının evine alkollü olarak gitmesinden sonra aralarında yaşanmış olması ve sanığın maktulü öldüreceğine dair sözler sarf ettiğine ilişkin tanık anlatımları dikkate alındığında ilk haksız hareketi sanığın gerçekleştirdiği” kabul edilerek sanık lehine haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.
Dosya içeriğine göre; sanık … tarafından gerçekleştirilen öldürme eyleminden önce taraflar arasında hukuki bir ihtilaf olduğu, 26.04.2019 tarihinde maktul …’ün babası … ile sanık … arasında bir tartışma yaşandığı, tartışma sırasında …’in yaralamak kastıyla sanık …’ın üzerine elindeki kürekle yürüdüğüne, …’ın ise …’e hakaret ederek onu silahla tehdit ettiğine ilişkin iddialar üzerine yapılan soruşturma sonucunda gerek … yönünden gerekse … yönünden 23.05.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar (KYOK) verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İlgili soruşturma evrakının içeriğinde de sanık …’ın maktulün babası …’i tehdit ettiğine ilişkin kesin bir delil bulummamaktadır. Bu çerçevede öldürme suçu ile ilgili yargılamada KYOK kararı verilen bu uyuşmazlık sanık aleyhine değerlendirilmemelidir.

27.04.2019 tarihinde ise maktul … ve kardeşi olan … ellerindeki sopalar ile sanık …’ı darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralamışlardır. Dosyada bulunan doktor raporuna ve fotoğraflara gör
…’ın vücudunun birden çok bölgesinde yaralanmalar olduğu anlaşılmaktadır. 27.04.2019 tarihli olaya ilişkin maktul … ve kardeşi …’ın savunmalarında darp eylemini ikrar ettikleri, … hakkında kasten silahla yaralama suçundan kamu davası açıldığı, … hakkında ise ölüm nedeniyle ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda da sanık … hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmaksızın mahkûmiyet kararı verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu olayda; Mahkemece, ilk haksız hareketin sanık …’dan geldiği kabul edilmiş ise de … hakkında önceki olaylar yönünden açılan herhangi bir dava olmadığından ve sanık savunmasının aksine kesin bir delil bulunmadığından, kendisini darp eden maktul …’ü tasarlayarak öldüren sanık …’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasından onsekiz yıldan yirmidört yıla kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari düzeyde (yirmidört yıl) bir indirim yapılması gerekirken, yasal olmayan gerekçeyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.