YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/632
KARAR NO : 2023/4526
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/94 E., 2022/199 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/299 Esas, 2016/196 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin
üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bu kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.02.2022 tarihli ve 2021/11679 Esas, 2022/1000 Karar sayılı kararıyla; “Sanığın 26.06.2014 tarihli kolluk ve 29.02.2016 tarihli celsedeki savunmalarında, katılanı vurduktan sonra ambulansı aradığını ifade ettiği ancak bu hususta mahkemece herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, tanıklar … ve … ‘un ise ambulansı kendilerinin aradığını belirttikleri, sanığın tüfekle toplamda beş kez ateş etmesi, yaralanmaların niteliği, sanığın kastının yoğunluğu sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, ilgili hastaneye ve 112 acil merkezine müzekkere yazılarak olay tarihi itibariyle görüşme döküm tutanağının getirtilip incelenmesinden sonra suç kastının buna göre tayini gerektiği gözetilmeden, bu hususta sanığın aksi ispatlanamayan savunmasına itibar edilmek suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/94 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; hükmün gerekçeden yoksun olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, öldürme kastıyla hareket edilmediğine, haksız tahrik, meşru savunma veya sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın Büyükdoğanlı Köyünde yaklaşık on yıl muhtarlık görevini yürüttüğü, 2006 yılında söz konusu köye Hidro Elektrik Santrali yapıldığı, sanığın, köyün muhtarı olan katılan ile HES firma yetkililerinin ortak hareket ederek mağduriyetine sebep olduğunu düşünmesinden dolayı aralarında husumet oluştuğu ve bu husumet sebebiyle taraflar hakkında Sürmene Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen bir çok soruşturma dosyasının bulunduğu, olay günü sanığın yanına almış olduğu av tüfeği ile gelerek evinin önünde duvar yapmakta olan katılana yakın mesafeden toplamda beş el ateş ederek 25.07.2014, 02.05.2016 tarihli adli muayene raporlarında belirtildiği üzere; sol uyluk, diz ve diz altı bölgesinde 7-8 adet saçma giriş ve çıkış deliği, sol femur şaftında hayati fonksiyonlarına etkisi ağır (4.) derecede kemik kırığı ile birlikte, sol femur arteria tibialisteki kanama nedeniyle hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, ardından 112 Acil Servisini arayarak katılanın tedavisi için ambulans çağırdığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı ikrar etmiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiş, sanığın eylemi neticesinde katılanda
meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı hekimlerince tanzim olunan 25.07.2014 tarihli raporda, ”..sol dizde 7-8 adet saçma giriş ve çıkış deliği mevcut, femur kemiğinde kırık, sol femurel arterde kanama mevcut olup, hayati tehlikeye neden olduğu, kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisinin ağır (4.) derece olduğu..” tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ancak gereklerinin kısmen yerine getirilmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Hükmün gerekçeden yoksun olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, haksız tahrik, meşru savunma veya sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükmün bu veriler ışığında gerekçelendirilmiş olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın av tüfeği ile katılanın bulunduğu ikamete gelerek bu esnada harç malzemesi ile duvar yapmakta olan katılana yakın mesafeden toplamda beş el ateş ederek yaralaması şeklinde gerçekleşen eylemde, katılandan kaynaklanıp sanığa yönelen ve tüfekle defetme zorunluluğu muhakkak bir saldırı veya saldırı tehlikesinin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık lehine meşru savunma veya sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, sanığın, katılanın elini beline attığını, tabanca çıkartacağından korkarak eylemini gerçekleştirdiğini savunduğu ancak katılanın üzerinden herhangi bir suç aletinin çıkmadığı bu sebeple sanık lehine bu hususun haksız tahrik hükmünün uygulanmasını gerektirir bir sebep olarak görülmediği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık müdafiinin suç vasfına ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Sanığın tüfekle toplamda beş kez ateş etmesi, katılandaki yaralanmaların niteliği, suçta kullanılan tüfeğin elverişliliği, sanığın kastının yoğunluğu birlikte değerlendirildiğinde, eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu ancak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun temin edilen kayıtlarının incelenmesinde, sanığın olaydan hemen sonra 112 Acil çağrı merkezini toplamda üç kez arayarak olay yerine ambulans çağırdığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi uyarınca gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanıp, meydana gelen neticeye göre sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı da nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza tayin edilirken, sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklandığı üzere sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/94 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararının, Tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.