Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/633 E. 2023/2351 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/633
KARAR NO : 2023/2351
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Tasarlayarak Eşini Öldürme, Tasarlayarak Öldürmeye Teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli 2020/176 Esas 2021/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Eşi …’nu tasarlayarak öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b)Mağdur …’u tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli 2021/489 Esas 2021/665 Karar sayılı kararı ile;
a)Eşi …’nu tasarlayarak öldürme suçundan kurulan hükme yönelik, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
b)Mağdur …’u tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca; ”hüküm bendinin 2 nolu alt bendinde yer alan; ”20 yıl” ibaresinin kaldırılarak yerine; ”15 yıl” ibaresinin eklenmesi, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulandığı 3 nolu hüküm bendinde yer alan; ”10 yıl” ibaresinin kaldırılarak yerine; ”7 yıl 6 ay” ibaresinin eklenmesi ve devamında, 62 nci maddesinin uygulandığı 4 nolu hüküm bendinde yer alan; ”8 yıl 4 ay” ibaresinin kaldırılarak yerine; ”6 yıl 3 ay” ibaresinin eklenmesi suretiyle “istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine,” karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 31.01.2021 tarihli ve 2021/10985 Esas 2022/697 Karar sayılı kararı ile özetle ” İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince duruşma açılarak ve taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilmesi suretiyle CMK’nin 280/1-g. maddesine muhalefet edilmesi,” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli 2022/372 Esas 2022/1214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a)Eşi …’nu tasarlayarak öldürme suçundan Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli 2020/176 Esas 2021/26 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
b)Mağdur …’u tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan; Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli 2020/176 Esas 2021/26 Karar sayılı, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin

birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dair kararının sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, Mahkemenin anılan kararının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın aynı suçtan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine, suç vasfına, haksız tahrik indirim oranına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Sanık ile maktulün evli oldukları, olay tarihinden önce sanığın telefonunun bozulması nedeni ile geçici olarak maktulün telefonunu alarak kullanmaya başladığı, sanığın eşinin kullandığı cep telefonunun hafızasında mağdur …’a ait telefon ile mesajlaşmalar olduğunu gördüğü, bu nedenle sanığın sms mesajı gönderen bu numarayı arayarak mağdura eşiyle neden mesajlaştığını sorduğu ve mağdur … ile buluşmak istediği, mağdurun buluşma isteğini ve sanığın eşiyle mesajlaştığını kabul etmediği, daha sonra sanığın eve giderek eşine mağdur … ile neden mesajlaştığını sorduğu, maktulün de mağdurla bir ilişkisi olduğunu kabul etmediği, bu konuşmalardan sonra sanığın olay tarihinden 3 gün önce mağduru arayarak tekrar buluşup konuşmak istediği, bu kez mağdurun buluşmayı kabul ettiği ve sanık ile mağdurun akşam saatlerinde dışarda buluştukları, bu görüşmede mağdur …’un, sanığa eşiyle sadece mesajlaştığını ancak fiziki bir ilişki yaşamadığını beyan ettiği, bu görüşmede herhangi bir olay yaşamadan ayrıldıkları, aynı gün sanık eve döndüğünde eşi olan maktule mağdurun kendisi ile ilişkiye girdiğini kabul ettiğini söylediği ve maktule de bunu teyit ettirmek istediği, sanığın beyanına göre eşi maktulün mağdur ile bir kez ilişkiye girdiğini beyan ettiği, bu görüşmeden 3 gün sonra olay tarihinde sanığın iş yerinden izin alarak işe gitmediği, yeğeni olan …’dan … plakalı aracı aldığı, sonra eve gidip daha önce satın aldığı pompalı tüfeği alarak aracına bindiği ve eşinin işyerine giderek maktulü aldığı, birlikte araca bindiklerinde sanığın maktule kendisi ararsa gelmeyeceği için mağdur …’u telefon ile arayıp konuşmak için buluşmaya çağırmasını söylediği, maktulün de sanığın isteği doğrultusunda mağduru arayıp … Mahallesi yakınında bulunan … Beton isimli iş yerinin önüne çağırdığı, mağdurun da belirtilen yere gittiği, mağdur … belirtilen yerde beklerken sanık ile maktulün araçla buluşma yerine geldiği, arabada sanığı gören mağdurun tedirgin olduğu, ancak sanığın sadece konuşacaklarını, yüzleşmek için araca binmesini söylediği, mağdurun da sadece konuşulacağına ikna olup aracın arka koltuğuna bindiği, daha sonra sanığın aracı … Mahallesi dışında bulunan ormanlık alana doğru sürdüğü, piknik alanına geldiklerinde sanığın kendi koltuğunun yan tarafında bulunan silahı çıkardığı, bu esnada maktul ile mağdurun silahı sanıktan almaya çalıştıkları, daha sonra sanığın araçtan aşağı indiği, aracın sağ tarafına geçerek aşağı inen maktulün kafasına silahı doğrultup

yakın mesafeden ateş ettiği, aynı anda araçtan inen mağdurun maktulün vurulduğunu görünce kaçmaya başladığı, sanığın mağdurun arkasından ateş ettiği ancak mağdurun yaralı olarak olay yerinden kaçtığı, maktulün ise olay yerinde öldüğü, anlaşılmıştır.

2.Sanığın ikrar içeren beyanları, mağdur ve tanık anlatımları, 31.10.2019 tarihli Adli Muayene raporu, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 31.10.2019 tarihli Otopsi raporu, Çerkezköy Devlet Hastanesinin 10.07.2019 tarihli … hakkındaki adli raporu ile Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 22.06.2020 tarihli … hakkındaki adli raporu, 10.07.2019 tarihli görgü tespit tutanağı, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 26.07.2019, 08.08.2019 ve 23.08.2019 tarihli Uzmanlık Raporları, Yargıtay ilamı, dosya içerinde mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Katılanlar vekilinin; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesince ”Maktulün aralarındaki evlilik birliği resmen devam ettiği halde müşteki ile ilişki yaşayarak Türk Medeni Kanununun 185/3. maddesinin eşlere yüklediği sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeni ile sanığın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği anlaşılmakla sanığa tayin edilen cezadan TCK’nin 29. maddesi uyarınca sanığın cezasında tahrikin ağırlığına göre indirim yapılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçelerle ile haksız tahrik uygulamasında isabetsizlik görülmediği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olup, Bölge Adliye Mahkemesince ”
Sanığın duruşmadaki iyi hali, fiilden sonraki davranışları, verilecek cezanın yaşamı üzerindeki olası etkisi hazara alınarak sanığa verilen ceza TCK’nın 62. Maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirime tabi tutularak..” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık müdafiinin; sanığın atılı suçu işlemediğine, suç vasfına, haksız tahrik oranına, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin gerek sanığın ikrar içeren savunmaları gerekse tüm dosya kapsamından saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın olaydan üç gün önce maktul eşi ile mağdur arasındaki ilişki hakkında görüşmesine rağmen, aldatılması nedeniyle eşi maktulü ve mağduru öldürmek amacıyla olay günü iş yerinden izin alması, maktul ve mağduru öldürmeye elverişli sakin bir yere götürebilmek amacıyla yeğeninin aracını ödünç alması, tüfeğini atışa hazır halde yanına alması, maktul eşine mağduru aramasını söyleyerek hileyle mağduru çağırtmak sureti ile planını icraya koyması, araçtan iner inmez de maktule bitişik mesafeden ateş etmesi karşısında sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği biçimindeki kabulde isabetsizlik bulunmadığı, maktulden sanığa yönelen ve evlilik birliği içerisinde sadakat yükümlülüğüne aykırı nitelikteki haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli 2022/372 Esas 2022/1214 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.