YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6455
KARAR NO : 2023/6572
KARAR TARİHİ : 27.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :2021/238 değişik iş
İNCELEME KONUSU
KARAR :İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Uyuşturucu madde ticareti yapma, nitelikli hırsızlık, dolandırıcılık ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ceza Muhakemesi Kanun’un 250 … maddesi ile Görevli) 10.10.2011 tarihli ve 2011/1108 değişik iş sayılı içtima kararıyla 8 yıl 13 ay hapis cezasına hükümlü …’in, bu cezasının infazı sırasında, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli ve 2012/2578 değişik iş sayılı kararı ile 26.11.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesini müteakip, hükümlü hakkında ayrı bir infaz dosyası açılarak Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza
Mahkemesinin 13.08.2014 tarihli ve 2014/196 değişik iş sayılı kararı ile içtimalı 2 yıl 30 ay 63 gün hapis cezasının infazı için 01.08.2014 tarihinde ceza infaz kurumuna alınması sonrasında, hükümlünün 23.10.2014 tarihinde işlemiş olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2017 tarihli ve 2014/996 Esas, 2017/699 Karar sayılı kararıyla 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılması sebebiyle, şartla tahliyenin geri alınması ile sonraki suçun işlendiği 23.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.01.2018 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına dair İstanbul (Kapatılan) 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.09.2018 tarihli ve 2007/687 Esas, 2008/318 Karar sayılı ek kararı sonrasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında uyarlama yapılarak karar verilmesi talebi üzerine, yasal değişikliğin hükümlü lehine olduğu ve denetim süresi içerisinde işlenen suça ilişkin hapis cezasının iki katı olan 730 günlük sürenin, ikinci suçun işlendiği 23.10.2014 tarihinden başlamak üzere aynen infazına ilişkin İstanbul (Kapatılan) 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2020 tarihli ve 2007/687 Esas, 2008/318 Karar sayılı kararı üzerine, hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği anlaşılan infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum olması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden bir karar verilmesi talebi üzerine, hükümlünün müddetnamesinde hakederek tahliye tarihi hesabında infaz ettiği 729 günlük sürenin mahsubunun yapılmadığından bahisle mahsup işlemi de hesaplanarak sonraki suçun işlendiği 23.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.01.2016 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına dair İstanbul İnfaz Hakimliğinin 15.12.2020 tarihli ve 2020/2095 Esas, 2020/2106 Karar sayılı kararına karşı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın kabulü ile sonraki suçun işlendiği 23.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.01.2018 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli ve 2020/1126 değişik iş sayılı kararını takiben, dosyanın yeniden ele alınarak, koşullu salıverilme tarihinden sonra ikinci suçun işlendiği 23.10.2014 tarihinin denetim süresinden sonra olduğundan bahisle, İstanbul İnfaz Hakimliğinin 15.12.2020 tarihli ve bu karara itiraz üzerine verilen merci kararının kaldırılarak hükümlü hakkında koşullu salıverilme kararının geri alınmasına yer olmadığına dair İstanbul İnfaz Hakimliğinin 01.03.2021 tarihli ve 2020/2095 Esas, 2020/2106 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli ve 2021/238 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-34-8391-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve 2023/65399 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuryet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve 2023/65399 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.06.2022 tarihli ve 2022/5900 Esas, 2022/4396 Karar sayılı ilâmında yer alan, ” … 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5275 sayılı Kanun’un 107/2. maddesi “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.” şeklinde yeniden düzenlenmiş ise de, anılan düzenleme yürürlüğe girmeden önce hükümlünün şartla tahliye olduğu, bihakkın tahliye tarihinin ise 09.02.2021 olarak belirlendiği, bu hâlde “sonradan yürürlüğe giren infaza ilişkin bu kanun değişikliğinin şartla tahliye edilmiş olan hükümlüyü etkilemeyeceği, sürelerdeki azalmanın hükümlüye kazanılmış bir hâk vermeyeceği,” mevcut infaz rejimine göre hükümlünün şartla tahliye süresinin doğru oran üzerinden indirim yapılmak suretiyle yerine getirildiği, ayrıca bihakkın tahliye tarihinin de değişmeyeceği nazara alındığında, denetim süresi içerisinde suç işleyen hükümlünün şartla tahliyesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden … ” şeklindeki açıklamaları nazara alındığında,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 nci maddesinin 6 ncı fıkrasında yer alan, “Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.” şeklindeki, anılan Kanun’un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında yer alan, “Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.” şeklindeki ve yine aynı Kanun’un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasında yer alan, “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; (a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.5.2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.” şeklindeki ve 107 nci maddenin 14 üncü fıkrasında yer alan, “Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır” şeklindeki hükümlere göre hükümlünün belirlenen denetim süresi içerisinde tekrar suç işlemesi halinde koşullu salıverilmenin geri alınabileceği,
Dosya kapsamına göre, İstanbul İnfaz Hakimliğinin 01.03.2021 tarihli ve 2020/2095 Esas, 2020/2106 Karar sayılı ek kararı ile ikinci suçun denetim süresinin bitmesinden sonra işlendiğinden bahisle hükümlü hakkındaki koşullu salıverilme kararının geri alınmasına yer olmadığına ve cezanın bu haliyle infaz edilmiş sayılmasına karar verilmiş ise de,
Hükümlünün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250 … maddesi ile Görevli) 10.10.2011 tarihli ve 2011/1108 değişik iş sayılı içtima kararı ile verilen 8 yıl 13 ay hapis cezasının infazı için ilk kez ceza infaz kurumuna 23.12.2008 tarihinde alındığı, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.06.2012 tarihli ve 2012/2035 sayılı müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 18.01.2018 ve koşullu salıverilme tarihinin ise 26.11.2012 olarak belirlenmesi akabinde, hükümlünün Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli ve 2012/2578 değişik iş sayılı kararı ile 26.11.2012 tarihinden itibaren koşullu salıverilmesine karar verildiği,
15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası, “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.” şeklinde yeniden düzenlenmiş ise de, anılan düzenleme yürürlüğe girmeden önce hükümlünün şartla tahliye olduğu, bihakkın tahliye tarihinin ise 18.01.2018 olarak belirlendiği, bu hâlde “sonradan yürürlüğe giren infaza ilişkin bu kanun değişikliğinin şartla tahliye edilmiş olan hükümlüyü etkilemeyeceği, sürelerdeki azalmanın hükümlüye kazanılmış bir hâk vermeyeceği,”, mevcut infaz rejimine göre hükümlünün şartla tahliye süresinin doğru oran üzerinden indirim yapılmak suretiyle yerine getirildiği, ayrıca bihakkın tahliye tarihinin de değişmeyeceği nazara alındığında, denetim süresi içerisinde suç işleyen hükümlünün şartla tahliyesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesiyle değişik 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrası;
“Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.5.2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında, “Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.” aynı Kanun’un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında “Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi… hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.” 14 üncü fıkrasında, “Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki düzenlemelere göre şartla tahliye edilen hükümlünün denetim süresinin, anılan maddenin diğer fıkralarına göre belirlenecek infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı olacağı ve denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirilmesi durumunda cezanın infaz edilmiş sayılması gerektiği anlaşılmaktadır.
4. Somut olayda, hükümlünün içtimalı 8 yıl 13 ay hapis cezasının infazı sırasında Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli ve 2012/2578 değişik iş sayılı kararı ile 26.11.2012 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verilmiştir.
5. Şartla tahliyesine karar verilen ve bihakkın tahliye tarihi 18.01.2018 olarak belirlenen hükümlünün denetim süresi içerisinde 23.10.2014 tarihinde işlediği hükümlü ve tutuklunun kaçması suçundan 1 yıl hapis cezasına mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.09.2018 tarihli ve 2018/687 Esas, 2018/318 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında verilen şartla tahliye kararının geri alınmasına ve denetim süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 23.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasında kalan sürenin aynen infazına karar verilmiştir.
6. 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesi ile 5275 sayılı Kanunu’nun 107 nci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle infaz savcılığının hükümlünün aynen infazına karar verilecek süre bakımından yeniden değerlendirme yapılmasına yönelik talebi üzerine, yapılan değişiklik lehe kabul edilerek 730 günlük sürenin 23.10.2014 tarihinden itibaren aynen infazına dair İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2020 tarihli ve ve 2018/687 Esas, 2018/318 Karar sayılı ek kararı verilmiştir.
7. Bu karar sonrasında hükümlünün 23.10.2014 tarihinde işlediği infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaza verilmesi üzerine, Cumhuriyet savcılığının aynen infaz edilecek süre yönünden yeniden değerlendirme yapılması yönündeki talebi sonrasında İstanbul İnfaz Hakimliğinin 15.12.2020 tarihli ve 2020/2095 Esas. 2020/2106 Karar sayılı kararı ile İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2020 tarihli ve ve 2018/687 Esas, 2018/318 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına ikinci suçun işlendiği 23.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.01.2016 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcılığınca yapılan itiraz üzerine İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli ve 2020/1126 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne ikinci suç tarihi olan 23.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.01.2018 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği ve verilen bu kararın kesinleştiği görülmüştür.
8. İstanbul İnfaz hakimliğinin 01.03.2021 tarihli ve 2020/2095 Esas, 2020/2106 Karar sayılı ek kararı ile “hükümlünün koşullu salıverilme tarihinde cezaevinde koşullu salıverilme için kaldığı sürenin değil, koşullu salıverilmesinden sonra lehine yapılan koşullu salıverilme oranlarındaki değişikliklerin dikkate alınarak yeniden koşullu salıverilme süresinin ve buna bağlı olarak 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasındaki denetim süresinin belirlenerek dikkate alınması gerektiği ve de infazdaki kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği tespit edilmekle, bu belirlemelere göre hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 13.01.2010, denetim süresinin 1 yıl 16 ay ve denetim süresi sonunun 07.05.2012 olduğu ve yeni suç tarihinin bu tarihten sonra olduğundan” bahisle 15.12.2020 tarihli ve 2020/2095 Esas, 2020/2106 Karar sayılı kararları ile bu karara itiraz üzerine verilen itiraz mercii kararının kaldırılmasına, hükümlü hakkında koşullu salıverilme kararının geri alınmasına yer olmadığına ve hükümlünün cezasının bu haliyle infaz edilmiş sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
9. Hükümlünün şartla tahliye süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak bu belirleme yapılırken daha önceki şartla tahliye tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği ve belirlenen bu denetim süresinin hükümlünün fiilen şartla tahliye edildiği tarihe eklenmek suretiyle denetim süresinin sona erdiği tarihin tespit edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin on üçüncü fıkrasında yapılan değişikte dikkate alınarak aynen infazına karar verilecek süre açısından hükümlünün lehine olan düzenleme tespit edilerek ona karar bir karar verilmesi gerekmektedir.
10. Hükümlü hakkında daha önce verilen ve yasa gereği kesin nitelikte olan itiraz mercii kararını kaldırma yetkisi bulunmayan İnfaz hakimliğinin itiraz merciince verilen kararın hukuka aykırı olduğu kanaatinde olması durumunda, hukuka aykırı olduğunu düşündüğü kararın kaldırılması için olağanüstü kanun yollarının işletilmesi için ihbarda bulunması gerekirken, 8 yıl 13 ay hapis cezasının infazı sırasında 26.11.2012 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün bu şartla tahliye tarihi geriye çekilmek suretiyle denetim süresinin sona erdiği tarih 07.05.2012 olarak kabul edilerek, 23.10.2014 tarihinde işlediği suçun (İnfaza konu ceza miktarı, bu ceza miktarına göre 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için iyi halli olarak ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre ve bu süreye göre belirlenen denetim süresi dikkate alındığında denetim süresi içinde olmasına rağmen) denetim süresi sona erdikten sonra işlendiği gerekçesiyle verdiği karar usul ve yasaya aykırı olup, bu karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.03.2021 tarihli ve 2021/238 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.10.2023 tarihinde karar verildi.