YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6474
KARAR NO : 2023/6029
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/454 E., 2016/369 K.
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/454 Esas, 2016/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin altıncı fıkrası ve beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 10.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/31456 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65318 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65318 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2015/454 esas, 2016/369 sayılı kararı ile sanık ve inceleme dışı sanık … hakkında kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.03/.022 tarihli ve 2021/19826 Esas, 2022/62882 sayılı ilâmı ile ‘…sanık … hakkında düzenlenen iddianame ile tehdit suçundan da dava açılmasına karşın, mahkemece 27.04.2016 tarihli kararda bir hüküm kurulmaması üzerine duruşma açılmaksızın, 12.05.2016 tarihli ek kararla tehdit suçundan verilen beraat kararının yok hükmünde olduğu … Sanık … hakkında her ne kadar tehdit suçundan ek kararla kurulan mahkûmiyet hükmü yok hükmünde ise de, hakaret ve kasten yaralama suçları bir bütün halinde değerlendirilerek, sanık …’ın katılanın iş yerine gidip ‘parayı vereceksin, vermezsen işyerini evini başına yıkar, kundaklar yakarım’ şeklinde yeğeni temyiz dışı sanık…’a ait alacağı katılandan istediğinin iddia edilmesi karşısında; bu bağlamda hukukî bir alacağın bulunup bulunmadığı, şayet var ise yüklenen eylemde alacaktan fazlasını talep söz konusu ise sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesinde düzenlenen yağma; aynı değerin istenmesi hâlinde ise anılan Kanun’un 150. maddesinde düzenlenen hukukî ilişkiden doğan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçlarını oluşturabileceğinden, bir bütün hâlinde kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından davaya bakma ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla hükümler kurulması…’ şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verildiği gözetilerek, inceleme dışı sanık…’ın, diğer inceleme dışı sanık …’a ait işyerinde çalışırken işyerindeki malzemelere zarar verdiği gerekçesi ile … tarafından işten çıkarıldığı ve ücretinin ödenmediği, ……,’ın ücretini istemek için olay günü yanına amcası sanık … ve amcasının oğlu …….,’ı alarak …’un işyerine gittikleri, işyerinde bulunan …’ın eşi… …’dan …’in parasını istedikleri, sanık …’in …’la tartışmaya başladığı, tartışma sırasında …’in …’a ‘parayı vereceksin, vermezsen işyerini evini bayına yıkar, kundaklar yakarım, senin ananı avradını s…., lan şerefsiz, çakal’ diyerek hakaret ve tehdit ettiği, …’ın da …’e ‘bu parayı sana verirsem cümle alem benim anamı avradımı s.ksin, eğer sen de bu parayı alırsan cümle alem senin ananı avradını s.ksin’ diyerek hakaret ettiği, sanık …’in işyerinden aldığı bir kürekle …’ın beline vurduğu eylemine yönelik yapılan yargılama neticesinde, sanığın suça konu eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığı hususunda delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Ağır Ceza mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık … hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.06.2015 tarihli ve 2015/30645 Soruşturma, 2015/9704 Esas, 2015/8094 İddianame numaralı iddianamesi ile işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme, kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılamada Mahkemece kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, diğer suçlardan sanığın beraatine (tehdit suçundan 12.05.2016 tarihli ek karar ile) karar verilmiştir.
Hakaret suçundan verilen beraat kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/19826 Esas ve 2022/6282 Karar sayılı kararı ile anılan kararın “Sanık … hakkında her ne kadar tehdit suçundan ek kararla kurulan mahkumiyet hükmü yok hükmünde ise de, hakaret ve kasten yaralama suçları bir bütün halinde değerlendirilerek, sanık …’ın katılanın iş yerine gidip ‘parayı vereceksin, vermezsen işyerini evini başına yıkar, kundaklar yakarım’ şeklinde yeğeni temyiz dışı sanık…’a ait alacağı katılandan istediğinin iddia edilmesi karşısında; bu bağlamda hukuki bir alacağın bulunup bulunmadığı, şayet var ise yüklenen eylemde alacaktan fazlasını talep söz konusu ise sanığın eyleminin TCK’nin 148. maddesinde düzenlenen yağma; aynı değerin istenmesi halinde ise TCK’nin 150. maddesinde düzenlenen hukuki ilişkiden doğan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçlarını oluşturabileceğinden, bir bütün halinde kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından davaya bakma ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla hükümler kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Mezkûr bozma ilâmının içeriği dikkate alındığında sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususundaki delillerin takdir ve değerlendirilmesi görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Bununla birlikte Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.03.2014 tarihli ve 2014/14-103 Esas, 2014/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği gözetilmelidir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/454 Esas, 2016/369 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.