YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6479
KARAR NO : 2023/6996
KARAR TARİHİ : 20.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/664 E., 2014/174 K.
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2014 tarihli ve 2012/664 Esas, 2014/174 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.200,00 TL adlî para cezası ile
cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.04.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2014/6048 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64813 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının onaylı sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64813 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya aslının, diğer sanık yönünden temyiz incelemesi ile bozulmasını müteakip, Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/88 esas sayısı ile derdest olduğu gözetilerek, onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın mağdur çocuk …’ya yönelik atılı suçu içerir eylemi nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, mağdurun ve velileri olan ….., ve …….,’nın soruşturma evresinde alınan beyanlarında şikayetçi olmamaları karşısında, sanık hakkında soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçundan anılan Kanun’un 73/4. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince, şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar” başlıklı 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası; “(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
…
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” şeklinde düzenlenmişken 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,…” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlünün yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve aynı Kanun’un 73
üncü maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, 15 yaşından küçük olan mağdurun yasal temsilcisinin soruşturma aşamasında hükümlü hakkında şikâyetçi olmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
4. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, şikâyete tabi olması ve mağdurun yasal temsilcisinin şikâyetçi olmaması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan hükümlünün cezalandırılmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hükümlü … hakkındaki kasten yaralama suçundan Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2014 tarihli ve 2012/664 Esas, 2014/174 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikâyetten vazgeçme nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.