YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/648
KARAR NO : 2023/3846
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/320 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/320 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararının sanık vasisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2020/14427 Esas, 2020/18831 Karar sayılı kararı ile özetle ile sanığın yargılama konusu eylemi yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle gelmesi ve hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir
3. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/97 Esas, 2021/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 3 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/97 Esas, 2021/297 Karar sayılı kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 05.09.2022 tarihli ve 2021/444 Esas, 2022/674 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sanığın 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınması sureti ile cezanın 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.01.2023 tarihli ve 2022/153179 sayılı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası bozma öncesi uygulandığı halde yeterli gerekçe belirtilmeden bozma sonrası kararda uygulanmaması kanuna aykırı olduğu düşüncesiyle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; beraatine karar verilmesine, aksi halde cezasının ertelenmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdurun evli oldukları, olay günü aralarında çıkan sözlü tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ile mağdurun elleri ile vurarak birbirlerini yaraladıkları, sanığın eylemi sonucu mağdurun ağız içi üst mukozada erozyon, saçlı deride … meydana gelecek şekilde yaralandığı, … Eğitim Araştırma Hastanesince düzenlenen 18.03.2015 tarihli adli muayene raporuna göre yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; Sanığın adli sicil kaydı ve uyap taraf formu incelendiğinde sabıkalı kişiliği ve sabıkalı geçmişi ile suçtan sonra ve yargılama sürecinde lehine sayılabilecek bir husus olmaması gözetilerek” şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmamasına karar verilmesi karşısında, güncel adli sicil kaydından mükerrir olduğu anlaşılan sanığın suça eğilimli kişiliği, suçu işlediğine ilişkin somut deliller bulunmasına rağmen suçu inkarı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği ve bozma öncesi kurulan hükümdeki gerekçeden farklı bir gerekçe ile uygulanmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, Tebliğname’nin bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın beraatine karar verilmesine, cezasının ertelenmesi gerektiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanı ve bu beyanı doğrular mahiyetteki adli muayene raporu ile saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan sabıkasının kasıtlı suça ilişkin olup 10 ay hapis cezası içerdiği ve sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin
uygulanmasına kanuni engel teşkil ettiği anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Kazanılmış hakka ilişkin uygulaması yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmünde, sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı nedeniyle uygulama yapılırken, ilgili kanun ve maddesinin 5320 sayılı Kanun’un 8 nci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası olarak hatalı gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (C) paragrafında açıklanan kanun maddesinin hatalı gösterilmiş olması nedeniyle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2022 tarihli ve 2021/444 Esas, 2022/674 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan; “5271 sayılı CMK’nın 307/5 maddesi” ifadesinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.