YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/706
KARAR NO : 2023/4269
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2014 tarihli ve 2013/1550 Esas, 2014/888 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2014 tarihli ve 2013/1550 Esas, 2014/888 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 05.07.2017 tarihli ve 2016/14522 Esas, 2017/9939 Karar sayılı kararı ile özetle mağdurun parmağının fonksiyonlarını yerine getirmediğine ve sakat kaldığına dair beyanları ile adli raporunda tendon ve sinir kesileri bulunduğunun bildirilmesine göre Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu gözetilerek, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılıp tespit edilememesi halinde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği ve hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçeleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış haklarının korunmasına karar verilmiştir.
3. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2017/1338 Esas, 2019/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2017/1338 Esas, 2019/40 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/10021 Esas, 2019/17785 Karar sayılı kararı ile özetle mağdurdaki yaralanmanın duyu veya organlardan birinin işlev zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi, kabule göre; kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi (2.) derece olduğu halde (1/3) oranında artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin ne surette uygulama alanı bulunduğunun gerekçede ve hüküm yerinde açıklanmaması, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırı davranılması gerekçeleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış haklarının korunmasına karar verilmiştir.
5. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2020/46 Esas, 2022/895 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, vesaire ilişkindir.
2. Sanığın temyiz istemi; beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine, iki ağırlaştırıcı nedene (5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e bendi) ve 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası) ilişkin ayrı ayrı artırım yapılamayacağına, haksız tahrik indiriminin daha fazla oranda yapılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile tanık M.Ü. arasında anlaşmazlık bulunduğu, olay günü tanık M.Ü., arkadaşları tanıklara K.C.A ve G.Ü ile katılan olduğu halde gezdikleri sırada sanık ile karşılaştıkları, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemeyen olayda, sanığın sallama tabir edilen ve ele geçirilemeyen bıçak ile katılan ve tanıklara saldırdığı, katılanın kafasından yaralandığı ve sol el 5. parmağının koptuğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 22.10.2018 ve 16.03.2022 tarihli adli muayene raporlarına göre yaralanmanın yaşamsal tehlike meydana getirmediği, organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı, sol el 5. parmakta meydana gelen kırıklı çıkığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılan vekilinin suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, vesaire, sanığın temyiz istemi; beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine, iki ağırlaştırıcı nedene (5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası) ilişkin ayrı ayrı artırım yapılamayacağına, haksız tahrik indiriminin daha fazla oranda yapılması gerektiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanık ikrar içeren savunması, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları ve bu beyanları doğrular nitelikteki adli muayene raporları ve tanık anlatımları ile saptandığı, hareketli ortamda gerçekleşen kavgada hedef gözetme imkanının ve öldürmeyi gerektiren husumetin bulunmaması, ciddi bir engel neden olmadan
eyleme kendiliğinden son vermesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, suçun işlenmesindeki özellikler ve meydana gelen zararın ağırlığına göre temel cezada alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının isabetli olduğu, sanığın işlediği suçla iki ayrı kanun
maddesini ihlal etmesi (5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası) nedeniyle ayrı ayrı artırım yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediğinin kabulü ile haksız tahrik indirimi yapılırken Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamaları uyarınca asgari oranda (1/4) haksız indirim yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen ceza üzerinden aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılırken sonuç cezanın “2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası” yerine “1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası” olarak belirlenmesi sureti eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
3. Katılanın yaralanmasına ilişkin bozma sonrası Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden alınan rapor bedeli olan 1.070 TL’nin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmemesi suretiyle eksik yargılama gideri tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2020/46 Esas, 2022/895 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraftan “1 yıl 14 ay 7 gün” ibaresinin çıkarılıp yerine “2 yıl 2 ay 7 gün” ibaresinin eklenmesi ve yargılama giderlerine ilişkin fıkrada “Bozma öncesi” ibaresinden önce gelmek üzere “Bozma sonrası 1.070, 00 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.