Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/803 E. 2023/3911 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/803
KARAR NO : 2023/3911
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/6345 Esas, 2022/9216 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2023 tarihli ve KD-2020/42866 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 … maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 … maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafilerinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay günü Suruç Kaymakamlığı görevlilerince mera olup olmadığı, ihtilaflı olan arazide yapılan keşif sırasında silahlı kavga çıktığı, kavga esnasında temyiz dışı sanık … ve sanık …’ın, sanık … ile birlikte maktul …’e doğru av tüfekleriyle ateş ettikleri, jandarma görevlilerince ateş ettiği görülen temyiz dışı sanık …’e müdahale edilerek, elinden av tüfeğinin alındığı, sanık …’ın elindeki av tüfeğinin de zorla alındığı, otopsi raporuna ve maktule ait giysilere ilişkin inceleme sonucuna göre maktulün birden fazla isabet aldığı, aynı iştirak iradesiyle sanıkların maktul …’e ateş ettikleri anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu ile REDDİNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/6345 Esas, 2022/9216 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

K A R Ş I O Y

Hakkındaki mahkûmiyet kararı onaylanarak kesinleşen sanık … tarafından maktul …’ın öldürüldüğü sübuta eren olayda sanık …’in …’ün eylemine katıldığı iddiasıyla açılan kamu davasında yerel mahkemece sanık …’in müsnet suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından verilen beraat kararı temyiz olunmakla Dairemizce sanık …’ın da sübuta eren suçtan cezalandırılması gerekir iken beraatine karar verildiği gerekçesi ile bozulmuştur.

Yerel mahkemece bu kez bozmaya uyularak sanık …’ın …’in öldürülmesinden cezalandırılmasına dair hüküm taraflarca temyiz olunmakla Dairemiz çoğunluğu tarafından onaylanmış olup Dairemizin oy çokluğu ile verdiği onama kararına sanık …’ın beraati gerektiği kanaati ile muhalifiz. Şöyle ki;
Ceza yargılamasında suçun asıl mağduru devlettir zira asıl cezalandırılan kamu erki tarafından konulan kuralların ihlali olduğundan kamu erkini kullanan Devletin adlî mercileri kamu adına suçları ve sorumlularını takip eder, soruşturur, yeterli delil var ise sorumlular hakkında kamu davasını açar. Millet adına hüküm veren bağımsız mahkemeler ise her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı deliller var ise sanık hakkında yasaların öngördüğü cezaları verir.
Yargı sistemimizde iddia eden iddiasını ispat ile mükelleftir. Sanık yalan söyleme hakkına sahiptir, sanığın suçsuzluğunu ispat zorunluluğu yoktur.
Beraat-ı zimmet asıldır. Yeterli şüphe ile kamu davası açılabilir ancak mahkûmiyet kararı verilemez.
24.03.2011 tarihinde … iline bağlı Yağışlı köyü ile Yanaloba, Dağören ve Harmanolan köylerinde yaşayan kişiler arasında mera arazisi ihtilafı nedeniyle açılan davada verilen keşif kararı gereği heyetçe yapılan keşfe davaya taraf olan köylerden birçok insanın geleceği ve güvenlik sıkıntısı olabileceği değerlendirilerek mahkemece Jandarmadan güvenlik güçleri istenmiş ancak buna rağmen keşif heyetinden yaklaşık 250 metre kadar mesafede köylüler arasında çıkan kavga ve silahlı çatışmada 3 kişi ölmüş ve birden çok kişi de yaralanmıştır.
Olay mahallinde keşif icrası sırasında çevre güvenliği olan Jandarma görevlileri mevcut olup bu Jandarma personelinden olayın oluş şekli, maktul …’in kim veya kimler tarafından öldürüldüğü hususunda yeminli tanık beyanları bulunduğu halde maktul …’in abisi olan ve hakkında kendi köylülerini karşı tarafa kışkırttığı yönünde iddialar olan ancak kamu davası açılmayan tanık …’ın olaydan 5 gün sonraki beyanlarına üstünlük tanınmış ve …’ın “kardeşim …’e ateş ederken gördüm” dediği …, … ve … haklarında mahkûmiyet kararları verilmiştir.
Dosya kapsamından maktulün av tüfeği saçma tanelerinin vücuda girmesiyle öldüğü olay yerinden 5 adet av tüfeğinin ele geçtiği bu tüfeklerden Çiftsan 48513 seri nolu Süperpoze tüfeğin dosyamız sanığı … olay mahallinden uzaklaşırken Jandarma tarafından görülerek elinden alınıp tutanağa bağlandığı, olay mahallinde bu tüfeğe ait boş kartuş bulunmadığı, tüfeğin olay sırasında kullanılıp kullanılmadığının araştırılmadığı sanık …’ın el svaplarının alınmadığı ve yine arazi ihtilafı nedeniyle karşı taraf ile husumeti olan … dışında Bozan’ın maktul …’e tüfekle ateş ettiğine dair hiçbir delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık … savunmasında; Olay günü inşaatta çalışırken silah seslerini duyunca kendisine ait av tüfeğini de alarak olay yerine geldiğinde Jandarmaların elindeki tüfeğini alarak kendisini gönderdiğini, kendisinin tüfekle ateş etmediğini savunmuştur.
Olay mahallinde toplam beş tane av tüfeği ile üç adet boş av tüfeği kartuşu mevcut olup bu kartuşların bulundukları yer belirlenmiş ve bunların kim tarafından sıkıldığına dair Jandarma görevlileri olan tanıkların beyanları alınmıştır.
Boş üç adet kartuşun kriminal incelemesi sonucunda sanık … Bilir adına ruhsatlı Uzay-Kardelen marka 17634 seri nolu otomatik av tüfeğinden sıkıldıkları anlaşılmıştır. Bu tüfekle ateş edenin hükmü kesinleşen sanık … olduğu anlaşılmıştır.

Olay mahallinde … ve Bozan’dan ele geçenler dışında ayrıca … tarafından kullanıldığı anlaşılan … ‘a kayıtlı 3771 seri nolu otomatik, olay yerine gelmeden önce maktul … ‘a verildiği söylenen Hilal marka 16696 seri nolu otomatik, … ‘ın elinden alındığı anlaşılan Çiftsan marka … seri nolu Süperpoze üç ayrı tüfek daha bulunmaktadır.
Maktule av tüfekleri ile ateş edenleri gördüklerini söyleyen Jandarma Erleri … , … ve Jandarma Er …’ın beyanları maktule kimlerin ateş ettiğini tespit noktasında çok önemlidir.
Jandarma Erleri olan tanıklar … ve … kolluk beyanlarında; “… Maktul …’a ateş edilen yer Ford marka minibüs önüdür ve yine bu araç da …’e ateş eden kişi tarafından olay yerinden götürülmüştür.” demektedirler. Bahse konu Ford marka minibüs … plakalı araç olup sanıklardan … Bilir adına ruhsatlıdır. Sanık … Bilir de olay sırasında aracıyla olay yerine geldiğini kendi ruhsatlı tüfeğini aracından çıkarmadığını ancak vurularak yere düşen … ‘ın yanında duran tabancayı alarak …’ın önüne doğru ateş ettiğini olay sırasında aracını stop etmeyi bile unuttuğunu, kendisinin ateş etmesi üzerine bir askerin kendisine müdahale ederek ittirip yere düşürdüğünü ve elindeki tabancayı alarak bir koluna kelepçe taktığını ancak kendisinin çevreden atışlar yapılması nedeniyle canını kurtarmak için hızla olay yerinden uzaklaşıp köye geldiğini sonrada Jandarmayı arayarak teslim olduğunu söylemiştir.
Jandarma Er …’ın kolluk beyanında; tarafların kavga ettiği sırada kendisinin müdahale ettiğini ve 16696 seri nolu Magnum Hilal marka silahı eline aldığı sırada arka taraftan bir el ateş edildiğini arkasını dönüp baktığında bu kişinin ikinci kez sıktığını ve ateş eden kişinin silahını zorla elinden aldığını, elinden av tüfeğini aldığı şahsın ateş ettiği yerdeki …’ın ise yere düştüğünü sonradan bu şahsın öldüğünü öğrendiğini ancak …’in kimin atışıyla öldüğünü bilmediğini çünkü bir çok yerden silah sesleri geldiğini, 5-6 metre mesafeden sıktığını gördüğü …’e ateş eden şahsın daha sonradan adliye koridorunda görüp teşhis ettiği … Oğlu … olduğunu söylemiştir.
Maktule ait otopsi tutanağından maktul …’a toplu atış mesafesi dışından yapılmış atışlarla oluşturulmuş giriş yaraları bulunduğu atış sayısı kesin olmamakla beraber dört (4) tane olabileceği belirlenmiştir. (Otopsi sırasında maktulde 116 tane saçma yarası belirlenmiştir.)
… Jandarma Kriminal Laboratuvarının 30.05.2011 tarihli maktul …’a ait ceket, gömlek, ve pantolunu üzerinde yapılan inceleme sonucu ceketin ön yüzünde yaklaşık 70 adet, arka yüzünde 30 adet, ceketin sağ kolunda 40 adet, sol kolda 2 adet olmak üzere toplam 142 adet saçma deliği; pantolonun her iki paça bölgesinde dağılmış 20 adet, sol bacak ön-yan ve arkada yaklaşık 35 adet delinme izi olduğu belirlenmiştir.
Yerel mahkemece yargılama sonucu sanık … hakkında verilen beraat kararı Dairemiz tarafından bozulurken bozma gerekçesi olarak “… Maktulün otopsi raporuna ve maktule ait giysilere ilişkin inceleme sonucuna göre maktulün birden fazla isabet aldığının anlaşıldığı olayda aynı iştirak iradesiyle sanık … ile birlikte hareket eden ve fiil üzerinde müşterek hakimiyet kuran … ve …’in maktul …’in kasten öldürme suçlarından cezalandırılmaları gerektiği nazara alınmadan …” denilmiş, bozmaya uyan yerel mahkemede ikinci kararında gerekçe olarak Dairemizin bozma gerekçesini aynen yazmıştır.
Bu aşamaya kadar karşı oyumuzun izahı için dosya kapsamı özetlenmiştir. Karşı oy gerekçelerimiz ise şöyledir.

1) Maktulün otopsisini yapan görevliler maktule yapılan atış sayısını belirlerken saçmaların vücuda girdiği yerleri dikkate alıp kesin olmamakla beraber 4 atış demiştir.
2) Sanık …’ün av tüfeği ile maktule 2 el ateş ettiğini ve maktulün bu atışlar üzerine yere düştüğünü Jandarma Eri … görmüş olup sanığın ateş ettiği yerde ele geçen 3 kartuşun sanık …’ün elinden zorla aldığı silahla kriminal olarak uyumlu olduğu sabittir. Bu silah sanık … Bilir’e ait ruhsatlı av tüfeğidir.
3) Jandarma Erleri … ve … da sanık … Bilir’in adına kayıtlı olay mahallindeki Ford minibüsünün önünden maktul …’e tüfekle ateş edildiğini, bu tüfeğin ateş eden tarafından sonradan Ford marka minibüsün içine geri bırakıldığını ve kişinin yaya olarak minibüsün arka tarafına doğru gittiğini tekrar gelerek minibüsü oradan götürdüğünü söylemişlerdir. Yani maktule ateş edilirken iki Jandarma Eri tarafından görülen kişi … Bilir’dir. Olay yerine getirdiği minibüsü yine olay yerinden kendisi götürmüştür, kendi beyanıyla da bu sabittir. Bu kişi tarafından maktule yönelik dava açılmamıştır.
4) Olay mahallinde 5 av tüfeği olduğu halde sadece 3 kartuş bulunabilmesi soruşturma aşamasının eksik yapıldığını göstermekte olup mera davasında taraf olan maktulün abisi …’ın beyanları dışında hiçbir delil olmayan dosyamız sanığı Bozan’a sırf olay yerine silahı ile geldi bu nedenle maktulün öldürülmesi fiilinde asli fail olan … ile müşterek hakimiyet kurduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.
5) Sanık …’ün maktule doğru 3 el ateş ettiği sabittir (3 kartuş eldedir). Sanık …’a ait minibüsün önünden de birden fazla kez ateş edildiği yine Jandarma görevlileri olan … ve …’nun beyanları ile sabit olup “otopsi tutanağından maktule 4 atış yapıldığı kesin olmamakla beraber kabul edilse dahi bu atışın 3’ünü … yaptı kalan ateşi de Bozan veya cezası kesinleşen … yaptı” denilemez. Maktule tüfekle ateş ettiği sabit olan ancak hakkında dava açılmayan … Bilir isimli kişi olduğu halde elinde silahla görülen ve ancak maktule ateş ettiğine dair tarafsız tanık veya başkaca hiçbir delil bulunmayan sanık … ile cezası kesinleşen … hakkında yerel mahkemenin kabulü dosya kapsamı ile uyumlu değildir.
Bahsettiğimiz gerekçelerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2023 tarih ve 1-2020/42866 sayılı itiraznamesi doğrultusunda sanık … hakkındaki cezayı onamanın kaldırılması ve beraatine karar verilmesi yerine, itirazın reddi yolunda görüş açıklayan Sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum.