YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/813
KARAR NO : 2023/299
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARARLAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/1058 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 13.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2022/10330 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149162 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149162 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, somut olayda, 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten basit yaralama suçunu 04.10.2012 tarihinde işlediği, 24.01.2013 tarihinde Mahkemesince savunmasının alındığı, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 08.04.2013 tarihinde kesinleştiği ve denetim süresi içerisinde 07.04.2016 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen son işlem olan savunmanın alındığı 24.01.2013 günü işlemeye başlayan sürenin, 5271 sayılı Kanun’nun 231/8-son cümlesi gereğince 08.04.2013 tarihi ile 07.04.2016 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen ihlâle konu suç tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla, 07.08.2011 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Olay günü taraflar arasında çıkan tartışma neticesinde hükümlünün şikâyetçiyi, Çorum Devlet Hastanesi’nde görevli İlk ve Acil Yardım Uzmanınca tanzim olunan, 04.10.2012 tarihli adlî muayene raporunda belirtildiği üzere; “Occipital orta hatta 0,5 cm’lik abrazyon, frontalde solda 3×3 cm’lik ..(okunamadı), basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilir, hayati tehlikeye neden olmaz.” şeklinde yaraladığı belirlenmiştir.
3. Hükümlünün, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalan yargılama konusu eylemi 04.10.2012 tarihinde işlediği belirlenmiştir.
4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarıının ilgili bölümlerine göre;
“(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…,
…,
…,
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada …; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.”
5. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeye haizdir.
6. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 5 yıl 4 aylık olağan, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
7. Hükümlünün üzerine atılı suçu 04.10.2012 tarihinde işlediği, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 26.03.2013 tarihinde verilip 08.04.2013 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün Mahkemesince 24.01.2013 tarihinde savunmasının alındığı, hükümlünün 15.10.2014 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereğince 08.04.2013 ilâ 15.10.2014 tarihleri arasında 1 yıl 6 ay 7 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 15.10.2014 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 24.01.2013 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 13.01.2022 tarihine kadar 01.12.2019 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ikinci fıkrası gereğince 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/1058 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.