YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/815
KARAR NO : 2023/837
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/260 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 30.05.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2022/23407 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149188 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149188 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1) Sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun’un amir hükümlerine aykırı olacak şekilde gerekçesiz karar verilmesinde,
2) Kabule göre de, Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli kararında, sanık … ve inceleme dışı sanıkların müştekiye yönelik eylemleri sabit görülerek ayrı ayrı 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde sanık …’ın kasıtlı bir suç işlemesi üzerine yalnızca onun yönünden dosya ele alınarak hüküm açıklandığı halde birden fazla sanık hakkında hüküm oluşturulduğu anlamına gelebilecek ve infazda karışıklığa sebep olacak şekilde ayrı ayrı 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, Uzlaştırma başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen;
“(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar,”
Şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün üçüncü fıkrasının son cümlesinde uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanmaması öngörülmüştür.
2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında katılana yönelik nitelikli tehdit ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Nitelikli tehdit suçu uzlaşma kapsamında düzenlenen suçlardan değildir. Tehdit suçunu gerçekleştirdiği iddiasının şüpheli kalması nedeniyle Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2017 tarihli ve 2016/527 Esas,
2017/68 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği, anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. Bu hâli ile hükümlünün inceleme konusu kasten yaralama eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi kapsamında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen;
“(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.”
Şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü ile katılan arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan karar verildiği belirlenmiştir.
4. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen hükümlü ile katılan arasında uzlaştırma işleminin yapılması hususu yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.