YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/824
KARAR NO : 2023/272
KARAR TARİHİ : 03.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın kabulü ile İnfaz Hakimliği kararının kaldırılmasına
Silahla tehdit ve muhtelif suçlardan Silifke M Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’un, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/2-a. maddesi uyarınca, kurum tesislerine, araç ve gereçlerine zarar vermek suçundan 3 gün hücre hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 17.06.2021 tarihli ve 2021/263 sayılı kararının şikayet edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından verilen disiplin cezasının onaylanmasına ilişkin Silifke İnfaz Hakimliğinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/1764 Esas, 2021/1781 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan Mahkeme kararının kaldırılmasına dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 17.08.2021 tarihli ve 2021/1512 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 94660652-105-33-28918-2021-Kyb evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve 2022/149104 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve 2022/149104 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 48/3-a maddesi 1. cümlesinde yer alan “…hücreye koyma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır.” şeklindeki düzenlemenin kesinleşmiş hücre cezaları için geçerli olduğu, anılan Kanun’un 52 nci maddesi yollamasıyla disiplin cezalarına karşı şikâyet ve itiraz durumunda 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı, keza anılan Kanun’un 5 inci maddesinde işlem ve faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabileceği, bu karara karşı da tebliğinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz yoluna gidilebileceği şeklindeki düzenleme karşısında, anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 17.06.2021 tarihli ve 2021/263 sayılı sayılı hücre hapsi cezasına ilişkin kararına karşı yapılan şikayetin reddine ilişkin Silifke İnfaz Hakimliğinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/1764 Esas, 2021/1781 Karar sayılı kararının hükümlü …’a tebliğ edilerek itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 5275 sayılı Kanun’un 48/3-a maddesi uyarınca infaza başlamak için infaz hakiminin onayının alınması sırasında, hükümlünün bu onama kararına karşı, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 7 nci maddesi ile 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’na eklenen geçici 2 nci maddesi, anılan Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik ile hükümlüye itiraz hakkı verilmiş ve itiraza karşı da mercii yetkisinin hücre hapsinin cezasına başlanması için gerekli sağlık şartları veya diğer şartların uygun olup olmadığı hususunun denetlenmesi ile sınırlı olduğunu, şikayet yolundan
geçerek veya şikayet edilmeksizin kesinleşmiş kararların onaylama aşamasında veya bu onaylama kararına itiraz halinde itiraz merci tarafından yapılan inceleme aşamasında, esasa ilişkin bir hukuka aykırılık tespit edilmesi durumda, onaylama kararı verilmemesi veya onaylama kararına itiraz halinde itirazın kabul edilerek onaylama kararının kaldırılıp, tespit edilen hukuka aykırılığın cezaevi idaresi tarafından düzeltilmesine işaret edilmesi şeklinde karar verilmesi gerektiği halde, esasa girilerek itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 48/3-a maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezasının infazına başlamak için infaz hakiminin onayının alınması sırasında, hükümlünün bu onama kararına karşı, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 7 nci maddesi ile 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’na eklenen geçici 2 nci maddesi, anılan Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik ile hükümlüye itiraz hakkı verilmiş olup, itiraz merciinin kesinleşmiş disiplin cezası kararıyla ilgili olarak esastan inceleme yaparak, disiplin cezasını doğrudan kaldırma yetkisinin bulunmadığı, inceleme yetkisinin disiplin cezası verildiği sırada değerlendirme konusu yapılmayan ancak cezanın infazı aşamasında değerlendirmeye alınmasında zorunluluk bulunan hükümlünün sağlık durumu, infaza geçilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların uygun olup olmadığı gibi hususlarla sınırlı olduğu, ancak bu incelemeleri yaptığı sırada kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle infazının yapılmaması gerektiğinin anlaşılması durumunda, bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına verilen onama kararının kaldırılmasına, tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi için yasal yolların başlatılması yönünde ilgili birime ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği, somut olayda itiraz merciince esasa girilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma talebi incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Silifke Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.08.2021 tarihli ve 2021/1512 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2023 tarihinde karar verildi.