YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/828
KARAR NO : 2023/1890
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2015/73 Esas, 2020/308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.07.2021 tarihli ve 2020/1357 Esas, 2021/1852 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, üst Cumhuriyet Savcısı ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.07.2021 tarihli ve 2020/1357 Esas, 2021/1852 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.07.2022 tarihli ve 2022/4331 Esas, 2022/6411 Karar sayılı kararı ile;
“…olayın oluş şekli ve boyutuna göre, ceza sorumluluğunu kaldıran meşru savunmada sınırı kast olmaksızın heyecan, panik ve korkunun etkisiyle taksirle aşan sanığın, taksirle yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin birinci fıkrası ve 89 uncu maddeleri uyarınca aynı Kanunun 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de dikkate alınarak sonuca etkili olacak şekilde temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, delillerin takdir ve değerlendirmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması suretiyle sanığa fazla ceza tayini…”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.11.2022 tarihli ve 2022/1411 Esas, 2022/1949 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un, 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a) bendi, 27 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 9.000 T.L. Adlî Para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, meşru savunma nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine,
Aşamalardaki savunmalarda belirtilen ve sanık lehine olan delillerin dikkate alınmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanığın, sevk ve idaresindeki araç ile ikamet ettiği köye doğru seyir halinde iken aralarında önceye dayalı husumet bulunan katılan … ile katılanın damadı … ‘ın traktör ile sanığa ait aracı durdurdukları, ellerindeki sopalar ile traktörden inerek sanığın aracına vurdukları, bu esnada katılanın oğlu olan kapsam dışı suça sürüklenen çocuk … ve arkadaşı … … ‘ün de başka bir araç ile olay yerinde geldiklerini gören sanığın, aracını şarampole sürerek kaçtığı, bunun üzerine katılan ve beraberindekilerin traktörü orada bırakıp hususi araca geçerek sanığa ait aracın arkasından takip ettikleri, takip esnasında aracı kullanan katılan …’ın, sanığın aracının önüne doğru direksiyonu kırarak ikinci kez durdurduğu, …’ın elindeki sopayla araçtan inip, sanığa ait araca vurarak zarar verdiği, sanık ve aynı araçta bulunan arkadaşı tanık’in ise bulundukları araçtan inmedikleri, olaya karışan araçlardaki hasarları gösteren görüntü cd’si içerisindeki fotoğraflara, sanığın ve katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık … … ‘ün 27.08.2012 tarihli savcılık ifade tutanağına göre, katılan …’ın park halindeki araçtan indiği esnada, sanığın ani bir manevra ile idaresindeki aracı sürüp olay yerinden kaçmak isterken, önce aracın açık olan sol ön kapısına çarptığı, çarpmanın etkisi ile kapının da katılan …’a çarparak ”sağ diz eklem bölgesinde motor kısıtlılık” nedeniyle duyu ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebebiyet verecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı inkar etmiş, katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları alınmış, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; … Adlî Tıp Şubesince düzenlenen 12.07.2017 tarihli raporda; ”sağ diz eklem bölgesinde motor kısıtlılık mevcut olup, duyu ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu” şeklindeki tespite yer verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Meşru Savunma Sebebiyle Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden
Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldırı ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldırının yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir. Somut olayda, sanığın ani bir manevra ile idaresindeki aracı sürüp olay yerinden kaçmak isterken, önce katılanlara ait aracın açık olan sol ön kapısına çarptığı, çarpmanın etkisi ile kapının da katılan …’a çarparak ”sağ diz eklem bölgesinde motor kısıtlılık” nedeniyle duyu ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebebiyet verecek şekilde yaraladığı anlaşılan olayda; meşru savunma sebebiyle ceza sorumluluğunun tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı ancak meşru savunmada sınırı kast olmaksızın heyecan, panik ve korkunun etkisiyle taksirle aşan sanığın, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Lehine Olan Delillerin Dikkate Alınmadığı Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.11.2022 tarihli ve 2022/1411 Esas, 2022/1949 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.