YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/840
KARAR NO : 2023/3922
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2020 tarihli ve 2019/619 Esas, 2020/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/482 Esas, 2017/753 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/482 Esas, 2017/753 Karar sayılı kararının, katılan … vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2021/11173 Esas, 2022/713 Karar sayılı ilâmıyla; oluşa ve dosya kapsamına göre, maktulün sanığa yönelik evinin önünden geçerken kornaya basarak rahatsız etme, tehdit içerikli mesajlar gönderme ve olay günü sanığın aracını durana kadar araçla takip edip, araçtan inen sanığa sopayla vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamaktan ibaret haksız tahrik olarak kabul edilen söz ve davranışlarının ulaştığı boyut gözetilerek, sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında makul bir indirim yapılması yerine, azami oranda indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Suçun tasarlanarak işlendiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması aksi halde asgari indirim yapılması gerektiğine, takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesi aksi halde 27 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Taraflar arasında önceye dayalı husumet olduğu, olay tarihinden önce 2019 yılı ocak ayında da maktulün sanığın evinin önünden geçerek ve kornaya basarak rahatsız ettiği ve tahrik ettiği, bu hususun maktulün annesinin beyanı ile de doğrulandığı, yine maktulün sanığa göndermiş olduğu tehdit içerikli mesajlar bulunduğu, olay tarihinde de gece vakti sanığın aracını gören maktulün durduğu ve sanığın arabasına doğru gittiği, ancak sanığın aracıyla olay yerinden uzaklaştığı, buna rağmen maktulün sanığın arabasını takibe başladığı ve ısrarlı bir şekilde sanığın aracı durana kadar takip ettiği, sanığın aracından indiği ve maktul ile yanındaki tanığın da araçtan indikleri, sanık ve maktul arasında çıkan kavgada maktulün sanığa odunla vurduğu, sanığın maktule bıçakla karşılık verdiği, maktulü çoğunluğu vücudunun batın ve göğüs bölgelerine isabet edecek şekilde 4’ü müstakilen öldürücü nitelikteki 12 adet kesici/delici alet yarası olacak şekilde yaraladığı, maktulün kaldırıldığı hastanede öldüğü, sanığın ise basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı, sanığın aşamalardaki gerek sorguda gerek mahkemede alınan savunmalarında “Daha sonra arabadan maktül ve Hakkı elinde sopalarla araçtan inince ben de sürekli torpidoda bulunan bıçağı eşofmanın cebine koyarak indim.” şeklinde beyanda bulunduğu, dolayısıyla sanığın olayın başında elinde bıçakla arabadan indiğinin anlaşıldığı, yine her ne kadar sanık maktul ile birlikte tanığın da elinde sopa olduğunu beyan etmiş ise de tanığın sanığa yönelik bir eyleminin olmadığı, dolayısıyla sanık ve maktulün karşılıklı kavga ettikleri ve kavga sırasında sanığın aşamalardaki beyanları ile de sabit olduğu üzere maktulün elindeki sopanın kırılmış olduğu, buna rağmen sanığın bıçakla eylemine devam ettiği, maktuldeki yaralanmaların niteliği ve sopaya karşı bıçakla karşılık vermesi nedeniyle silahların eşitliğinden bahsedilemeyeceği ve bu nedenle meşru savunmanın savunmaya ilişkin şartlarından biri olan “Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır.” şartının oluşmadığı ve dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinde düzenlenen meşru savunma koşulları oluşmadığı gibi aynı Kanun’un 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen meşru savunmada sınırın aşılmasından da söz edilemeyeceği, ancak sanığın maktulün kendisine karşı haksız hareketleri neticesinde eylemini tahrik altında işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, ölü muayene ve otopsi tutanağı, adlî raporlar, olay yeri görgü tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, sosyal medya mesajına ilişkin ekran görüntüsü, diğer tutanaklar, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan … vekilinin; suçun tasarlanarak işlendiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması aksi halde asgari indirim yapılması gerektiğine, takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna, sanık müdafiinin; 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesi aksi halde 27 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından
gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın maktulü öldürme kararını ne zaman aldığının, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğinin ve belli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, somut olayda saldırı ve savunma arasında orantının bulunmaması nedeniyle meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.