YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/880
KARAR NO : 2023/1875
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Direnme
… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/319 Esas, 2022/473 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/10552 Esas, 2021/15095 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2020/288 Esas, 2020/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/588 Esas, 2021/1212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/10552 Esas, 2021/15095 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/319 Esas, 2022/473 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemi; suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin derecesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık … ile mağdur …’in olay tarihi itibariyle yaklaşık 6 yıldır resmî nikah olmaksızın birliktelik yaşadıkları, müşterek iki çocuklarının olduğu, sanığın ayrıca başka bir kadın ile de resmî nikahının olduğu, resmî nikahlı eşinden de dört çocuğunun olduğu, sanığın resmî nikahlı eşi ile mağdurun ayrı evlerde çocukları ile birlikte yaşadıkları, sanığın resmî nikahlı eşinin evinde kaldığı, suç tarihi itibariyle sanık ile mağdurun anlaşamadıkları, sanığın mağdurun başkası ile görüştüğünden şüphelenerek olay günü konuşmak amacıyla mağdurun evine geldiği, bu sırada mağdurun evinde babası tanık … ve kardeşi tanık …’in de bulunduğu, sanık ile mağdur arasında yaşanan tartışma sırasında mağdurun sanığa; “… mısın, şerefsizsin!” demesi üzerine sanığın, mağdurun evindeki mutfaktan aldığı bıçakla mağduru sekiz yerinden bıçakladıktan sonra evden ayrıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Mağdur … ve tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 05.10.2020 tarihli raporuna göre mağdurun; “Kişinin vücudunda tarif ve tespit edilen 8 (sekiz) adet kesici delici alet yaralanmasının bir bütün halinde değerlendirildiğinde %20 den fazla kan kaybına işaret eden klinik tabloya yol açtığı, bu nedenle bu 8 (sekiz) adet kesici delici alet yaralanmasının hepsi birlikte değerlendirildiğinde; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, öldürücü nitelikte olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı içeriği, sanığın mağdur ile arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetinin bulunmaması, ciddi bir engel neden olmadan eyleme kendiliğinden son vermesi, mağdurdaki bıçak yaralarının isabet bölgeleri ve müstakilen hayatî tehlikeye neden olmamaları, hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, oluşan şüphenin aleyhe yorumlanamayacağı, bu itibarla kastının yaralamaya yönelik olduğu, mağdur …’den sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında asgarî düzeyde belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşılmakla direnme hükmü açıklanan nedenlerle yerinde görülmüştür.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/319 Esas, 2022/473 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmekle, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/10552 Esas, 2021/15095 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/319 Esas, 2022/473 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin
birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Sanığın başka bir kadınla resmi nikahlı olarak evli olmasına rağmen mağdur ile de yaklaşık 6 yıldan beri ilişkisinin olduğu, son zamanlarda mağdur ile aralarının iyi olmadığı, mağdurun sanıktan ayrılarak ailesinin yanına geldiği ve onlarla birlikte yaşamaya başladığı, sanığın, mağdurun başkası ile ilişkiye başladığı gerekçesi ile bu konuyu konuşmak için mağdurun ailesi ile yaşadığı bu eve geldiği ve gelir gelmez mağdura bağırdığı ve mağduru tehdit ettiği, tanık … tarafından uyarılmasına rağmen tehditlerine devam ettiği, mağdurun da sanığa cevap vermesi üzerine tartışmanın büyüdüğü, sanığın mutfaktan aldığı bıçakla mağduru vücudunun değişik yerlerinden bıçaklamaya başladığı, mağdurun bıçaklandığını gören babası ile tanık … tarafından sanığın engellendiği ve evden uzaklaştırıldığı olayda Sayın çoğunluk, eylemin haksız tahrik altında yaralama suçunu oluşturduğuna hükmetmiş ise de bu karara katılmıyorum. Şöyle ki;
Sanığın kullandığı vasıtanın elverişliliği, hedef alınan bölgeler sanığın engellendiği ana kadar eylemine devam ederek mağduru 8 yerinden bıçaklamış olması, engel sebep nedeniyle eylemini tamamlayamaması, mağdurun aldığı darbeler nedeniyle hayatî tehlike geçirmiş olması, evde bulunan tanıkların ilk müdahale yapması ve hemen hastaneye götürmeleri sayesinde mağdurun ölmediği, sanığın eyleminden hemen önce mağdura; “Seni şu anda öldürürüm!” demek suretiyle kastını ortaya koymuş olması hususları birlikte gözetildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu ancak elinde olmayan nedenlerle neticenin gerçekleşmediği, bu nedenle öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğinden kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden,
Ayrıca sanığın eve girer girmez mağdura bağırması ve tehdit etmek suretiyle ilk haksız davranışları
başlatan taraf olduğu, uyarılmasına rağmen saldırgan davranışlarına devam etmek suretiyle haksız konumunu sürdürdüğü, mağdurun sanığa hitaben tartışma sırasında; “Sen erkek misin?” dediği doğru kabul edilse bile bunun sanığın haksız davranışlarına bir tepki olarak söylenen sözler olduğu anlaşıldığından sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmadığından kararın bu yönüyle de bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyorum.