Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/895 E. 2023/4954 K. 11.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/895
KARAR NO : 2023/4954
KARAR TARİHİ : 11.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Olası kastla öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2019/67 Esas, 2021/114 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/1131 Esas, 2021/1821 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; eksik inceleme ile sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü sanık … ile temyiz dışı … arasında kahvehanede çıkan silahlı çatışmada maktulün batın bölgesine isabet eden bir adet ateşli silah mermi çekirdeği nedeniyle hayatını kaybettiği olayda, “sanığın silahlı çatışmanın heyecanı ve olay anının stresi ile tutukluk yapan tabancasını kahvehanenin içerisine doğru çevirip tetiğe dokunması ile merminin maktule isabet ettiği” şeklindeki değerlendirmenin tamamen bir varsayımdan ibaret olup, bu varsayıma dayalı olarak sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı, tanık beyanları ile sanığın ateş ettiği yerden ayrılıp, maktulün de bulunduğu kahvehane içine doğru ateş ettiğinin teyid edilmediği, sanığın olay sırasında, dışarıda olan … adlı şahsa karşı konum alıp ateş ettiği hususunun sabit olduğu, maktulün sanığın ateş ettiği yönde bulunmadığı, sanığın maktulün ölümüne sebebiyet verecek şekilde ateş ettiğine dair, tanıklık, tıbbî tespit, ele geçirilen mermi çekirdeği veya kovanı, mermi izi gibi ve benzeri somut herhangi bir delil elde edilemediği, olay yerinde bulunan tek mermi çekirdeği ile camdaki mermi girişi ve yerdeki mermi izinin, olayda dışarıdan ateş eden …’ın silahından çıkmış olduğunun tespit edildiği, olay yerinde bulunan mermi çekirdeğinde kan veya DNA izi bulunmamasının, mermi çekirdeğinin olayın vukuundan … süre sonra ele geçmiş olması ve bu hususla ilgili alınan rapor muhtevası hususları karşısında, sanığın müsned suçu işlediğine dair delil olarak değerlendirilmesi olanağının bulunmadığı, maktulün kıyafetinde mermi çıkış deliği tespit edilememesi konusunun da aynı şekilde sanık aleyhine bir delil niteliğinde olamayacağı, nitekim, kıyafette çıkış deliği bulunmasının icap edip etmeyeceği konusunda, sanığın ateş etmesi ile kahvehane dışındaki diğer kişinin ateş etmesi arasında bir fark bulunmadığı, yapılan açıklamalar altında dosyada mevcut tanık beyanları, bilirkişi raporları, kriminal raporlar, Adlî Tıp İhtisas Kurulu Mütalaası ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanık savunmasının aksine sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her
türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli, inandırıcı ve yansız bir delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık yüklenen suçlamaları inkar etmiştir.

3. Adlî tıp raporları, olay yeri inceleme raporu, basit krokisi, uzmanlık raporları, bilirkişi raporları, sanık savunmaları, katılan ile tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Cumhuriyet savcısının, eksik incelemeye yönelen temyiz sebebi yönünden;
Dosya kapsamındaki katılan ile tanıkların beyanları, otopsi tutanağı, 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu Mütalaası, keşif tutanakları, bilirkişi raporları, uzmanlık raporları ve tüm deliller birlikte incelendiğinde, Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Cumhuriyet savcısının, beraat kararının hatalı olduğuna yönelen temyiz sebebi yönünden;
Dosya kapsamına göre, olay günü kahvehanede sanık …’ın 7,65 mm silahı ile kahvehanenin koridor kısmından dışarı doğru, temyiz dışı sanık …’ın ise 9 mm silahı ile dışarıdan kahvehaneye doğru birbirlerine karşı ateş ettikleri, kahvehanenin içerisinde oturmakta olan maktulün batın bölgesine isabet eden bir adet ateşli silah mermi çekirdeği nedeniyle hayatını kaybettiği olayda, temyiz dışı sanık …’ın yargılandığı ve beraatine karar verildiği Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/114 Esas numaralı dosyası kapsamında alınan 07.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda “maktulün kahvehane holüne çıkmadığı, kahvehane içine dışarıdan camdan tek bir mermi çekirdeğinin girdiği, bunun da zemine saplanmış vaziyette bulunduğu, bu merminin sanık …’ın silahından çıkmış olduğunun tespit edildiği, maktulün sanık …’ın silahı ile vurulmadığı kanaatine varıldığı, keşif günü maktulün durduğu yer olarak gösterilen birinci masanın yanı olan yerin sanık …’ın çatışma anında bulunduğu, ateş ettiği yeri gördüğü, maktulün sanık …’ın silahı ile vurulabileceği” kanaatine varıldığının bildirildiği, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Kriminal ve Balistik Uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden aldığı 17.06.2020 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda “… tarafından yapılan atışlardan kahvehaneye giren tek bir mermi olduğu, bu merminin de salonun camını delerek ve kapalı olan kumaş perdeyi de delip geçerek yerde bulunan parkeye saplandığının sabit olduğu, hem cama isabeti nedeniyle, hem de özellikle kumaş olan perdeyi aşıp geçmesi sebebiyle bu merminin kahvehanenin salon kısmında atış artığına sebep olma ihtimalinin bulunmadığının” bildirildiği, anılan raporda tüm delillerin değerlendirildiği, 01.03.2016 tarihli Uzmanlık Raporunda “maktulün kazağı ve gömleğinde bulunan giriş deliklerinin üzerinde atış artığının tespit edildiğinin” bildirildiği, dolayısıyla maktulün dışarıdan ateş eden temyiz dışı sanık …’ın silahından çıkan mermi çekirdeği ile vurulduğu sonucuna varılamayacağı, maktulün kardeşi Şerafettin’in hazırlık aşamasındaki beyanlarında “sanık …’ın kahvehanenin içerisine girdiğini, yönünün kendilerine doğru olduğunu, yere doğru ateş ettiğini, ne yapıyorsun diyerek uyardığını, geriye döndüğünde kardeşi maktulün vurulmuş olduğunu gördüğünü” beyan ettiği, her ne kadar duruşmadaki beyanlarında sanık …’ın kahvehanenin içine doğru ateş etmediğini söylese de sanık …’ın silahı tutukluk yapınca kahvehanenin içine doğru girdiğini beyan ettiği, sanığın kardeşi tanık …’ın da duruşmadaki beyanında “etraftan sanık …’ın silahının tutukluk yaptığını söylediklerini” beyan ettiği, sanık …’ın Cumhuriyet savcılığında alınan beyanında “koridordayken bir el yere ateş ettiğini” ikrar ettiği, koridorun duvarlarında ve yerde mermi sekme izinin bulunmadığı, Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun 30.10.2020 tarihli Mütalaasında “kişinin ölümüne neden olan merminin çapı hakkında

kesin yorum yapılmasının mümkün olmadığı, ancak 7,65 mm çaplı bir silahla husulünün mümkün olduğunun” mütalaa edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın silahlı çatışma sırasında kahvehane içerisine alkollü vaziyette girdiği, koridordayken yere paralel vaziyette tuttuğu sırada silahın bir el ateş alması sonucu kahvehanenin içinde bulunan maktulün vurulduğunun ve hayatını kaybettiğinin kabulü gerektiği, sanık ile maktulün aralarında dosyaya yansıyan bir anlaşmazlık bulunmadığı, dolayısıyla sanık …’ın maktulü hedefleyerek doğrudan kastla bilerek ve isteyerek vurduğu yönünde bir delil bulunmadığı, ancak alkollü haldeyken silahını kahvehaneye geçiş koridorunda yere paralel olacak şekilde doğrultması, silahın patladığında kalabalık olan kahvehanede olanlardan birinin yaralanabileceğini veya ölebileceğini öngörebilecek durumda olması dikkate alındığında, sanık …’ın ölüm sonucunu kabullenerek olası kast ile hareket ettiği anlaşıldığından; olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası ve 21 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/1131 Esas, 2021/1821 Karar sayılı kararının suç vasfı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2023 tarihinde karar verildi.