YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2499
KARAR NO : 2007/3725
KARAR TARİHİ : 05.04.2007
MAHKEMESİ : MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/07/2006
NUMARASI : 2006/233-549
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,devletin hüküm ve tasarrufu altında olan fundalık ve çalılık olarak tescil harici bırakılmış taşınmaza davalının bina ve bahçe yapmak suretiyle müdahale ettiğini,ayrıca 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 999.maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tescili gerektiğini ileri sürüp,elatmanın önlenmesi,yıkım ve tescil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,dava konusu yerin dava dışı Gümüldür Belediyesi adına kayıtlı parsel sayılı taşınmazın içinde kaldığı ve davacı Hazinenin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Davacı Hazine,dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalının anılan yere haklı ve geçerli bir neden olmaksızın yapılanmak suretiyle elattığını ileri sürüp,elatmanın önlenmesi ve yıkım isteği yanında 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca adına tesciline karar verilmesini de istemiştir.
Yargılama aşamasında Kadastro Müdürlüğüne dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedenleri sorulmuş,gelen cevabi yazıda 2981 Sayılı Yasa gereğince yapılan çalışmada bu yerin 1434 sayılı parsel olarak dava dışı Gümüldür Belediyesi adına tescil edildiği bildirildiğinden mahkemece, Hazinenin taşınmazda,kayda dayalı bir hakkının bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, mahkemece,bu konuda herhangi bir araştırma ve uygulama yapılmamış,çekişmeli yerin bu parsel kapsamında olup olmadığı tespit edilmemiştir
Hal böyle olunca, öncelikle taşınmaz başında keşif yapılarak getirtilen kaydın dava konusu taşınmaza ait olup olmadığının belirlenmesi, çekişmeli bölümün 1434 sayılı parsel kapsamında kalmadığının saptanması halinde yazılı olduğu gibi aksi halde davacı Hazinenin iddiaları yönünden gerekli araştırma ve incelemenin yapılması ileri sürülen tüm deliller toplanıp değerlendirildikten sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken,noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5.4.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.