Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2007/8561 E. 2007/11023 K. 19.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8561
KARAR NO : 2007/11023
KARAR TARİHİ : 19.11.2007

MAHKEMESİ : ŞİLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2006
NUMARASI : 2004/337-2006/165
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar 446 parsel sayılı kat mülkiyeti kurulu olan taşınmazda paydaş olduklarını davalı sitenin ise henüz kooperatif aşamasında bulunduğunu, davalının kanalizasyon bağlantısını maliki oldukları A..M…Sitesine ait kanalizasyon ve arıtma tesisine bağlattığını, mevcut tesisin kendilerine ait site ihtiyacına yeterli olacak kapasitede olup, iki sitenin ihtiyacına cevap vermesinin mümkün olmadığını, tesis giderlerinin de kendileri tarafından karşılandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve eski hale iade isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar, çekişme konusu fosseptik çukur ve arıtma tesisinin her iki site kooperatifinin karşılıklı anlaşması ile protokol imzalanarak inşa edildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, müdahale olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 446 parsel sayılı taşınmazda davacılar G…ve N.. S..ile H…Z.. D..ın bağımsız bölüm maliki oldukları görülmektedir.
Bilindiği üzere; davada taraf olma ehliyeti gerçek ve tüzel kişiler ile bunların yasal temsilcilerine aittir. Bu husus kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği de kuşkusuzdur.
Oysa, davacı olan M..dava konusu taşınmaza kayda dayalı bir hakkının bulunmadığı, diğer davacı A..M.. Site Yöneticiliğinin ise tüzel kişiliğinin olmadığı neticeden, bu davacıların davada taraf ehliyetinin (sıfatının) bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacılardan G.., N..ve H..Z..’in dava konusu taşınmazda kayden paydaş olmaları nedeniyle davalarının dinlenme olanağı mümkün ise de, dava tüzel kişiliği bulunmayan D… Kooperatifi Sitesi Yöneticiliğine yöneltilmiştir. O halde, adı geçen davalının davada pasif dava ehliyetinin varlığından sözedilemez. Öte yandan dahili dava yolu ile diğer davalıların davada yer almaları sağlanmış ise de, dahili dava yolu ile bir kimseye taraf sıfatı kazandırılamayacağı yargısal uygulamaları ile kararlılık kazanmış ve bu husus öğretide de benimsenmiştir.
Hal böyle olunca; davacılardan M..ve A.M.,S.Yöneticiliğinin aktif dava ehliyeti (taraf sıfatı), davalı D… Kooperatifi Site Yöneticiliğinin ise pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, 19.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.