YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10163
KARAR NO : 2008/10132
KARAR TARİHİ : 13.10.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, tapuda davalı adına kayıtlı 26 ve 27 nolu parsellerin kıyı kenar çizgisi içinde kaldıklarını ileri sürüp tapunun iptali ile tescil harici bırakılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,çekişmeli taşınmazların keşfen saptanan kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi … … raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değeri yönünden reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; özellikle mahkemece yapılan keşifte 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca belirlenen kıyı kenar çizgisine göre çekişmeli taşınmazların 3621 Sayılı Yasanın 4. maddesinde tarif edilen kıyıda kaldığı gözetilmek suretiyle davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ancak, eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden çekişme konusu taşınmazın sicil kaydının Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.1.1957 tarih, 1955/ 208 esas 3 karar sayılı Hazinenin de taraf olduğu tescil ilamı sonucu oluştuğu sabittir.
Hemen belirtmek gerekirki, mahallinde yapılacak uygulama neticesinde kaydın dayanağını teşkil eden haritanın uygulanması sonunda çekişmeli taşınmazların haritanın ve dayanılan kayıt kapsamında kaldığının saptanması halinde, taşınmazın niteliği yönünden tarafı olduğu Hazineyi bağlayacağı ve kesin delil teşkil edeceği tartışmasızdır.
Oysa mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 20, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 719. maddesi hükmü uyarınca kesin hüküm teşkil eden tescil hükmünün dayanağı tescil haritasının uygulanmak suretiyle kaydın kapsamının tayin edilmesi gerekirken anılan husus gözardı edilmek suretiyle yazılı olduğu üzere eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,13.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.