Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/7187 E. 2008/10107 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7187
KARAR NO : 2008/10107
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, halen Hazine adına kayıtlı 6361 parsel (ifraz ile 6364, 6365, 6367 parseller ile yol olarak kamulaştırılan 6366 parsel) sayılı taşınmazların miras bırakanları … … adına kayıtlı 1950/69 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığını ilçe sınırlarının değişmesi nedeniyle, Üsküdar, Kadıköy, Ümraniye, Kartal tapu kütüklerine bağlı olarak değişik tarihlerde işlem gördüğünü 1.838.000 m2’lik taşınmazın Üsküdar İlçesi sınırları içerisinde kalan 844.750 m2’sinin kadastrosunun yapılarak miras bırakanları tarafından 3. kişilere satıldığını, Kartal İlçesi sınırları içerisinde kalan 933.250 m2’lik bölümün, miras bırakanlarının ölmesi, mirasçılarınında ilgisizliği nedeniyle tescil harici bırakıldığını, mülkiyet hakkını trampa nedeniyle kaybeden … … … mirasçıları tarafından açılan 1995/831 esas – 1997/627 karar sayılı tescil davasında taraf olmadıklarını, dayanak tapu kaydı kapsamında kalan 165.950 m2 yerin Hazine adına tescil edildiğini, tescil ilamının kendilerini bağlamayacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla miras payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı Hazine; davacıların dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazla ilgisi olmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacılar iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden davacıların miras bırakanı adına kayıtlı 1950/69 sıra no’lu tapu kaydı ile 1950/101 sıra no’lu toplam 33 ayrı taşınmazın Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1953/202 esas – 1953/288 sayılı 17.06.1953 karar tarihli davacı … … … tarafından hasımsız açılan tescil ve tevhit istekli dava sonucu 400 hektar 3640 m2’lik yerin davacıların miras bırakanı adına tahdit ve tescil edildiği anılan kararın 23.06.1953 tarihinde kesinleşip sınırları belirlenerek 1953/29 no’lu tevhit tapusuna kapsam tayin edildiği Üsküdar sınırları içerisinde kalan 844.750 m2 yerin kadastrosunun yapılarak davacıların miras bırakanı tarafından 3. kişilere temlik edildiği anılan hususun davacıların kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar; miras bırakanlarına ait 1950/69 sıra no’lu tapu kaydı kapsamında kalan 933.250 m2’lik bölümün Kartal İlçesi sınırlarında kaldığını, kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını mülkiyet hakkını trampa nedeniyle kaybeden … … … mirasçıları tarafından açılan kendilerinin taraf olmadığı 1995/83 esas – 1997/627 karar sayılı tescil davası ile Hazine adına tescil edilen 165.950 m2’lik yerin, dayanak tapu kapsamında kaldığı iddiasıyla eldeki davayı açmışlardır.
Mahkemece; davacıların dayandığı 1950/69 sıra no’lu tapu kaydının tapulama sırasında revizyon görmediği, hukuki geçerliliğini koruduğu, davacıların taraf olmadığı mahkeme kararı ile Hazine adına tescil edildiğinden anılan kararın davacıları bağlamayacağı 1953/288 sayılı kararın kapsadığı yer ile dava konusu taşınmazın ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de;
Mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporlarından görüldüğü üzere, davacıların dayandığı 1950/69 sıra no’lu tapu kaydının 1953/202 esas – 288 karar sayılı ilamla belirlenen tevhit tapusu kapsamı haricinde ayrı bir yeri kapsadığının belirlenerek, esasen mahkemecede buna değer verilerek hüküm kurulmuştur. Oysa, davacıların dayandığı 1950/69 sıra no’lu tapu kaydının tevhite tabi tutulduğu 1950/69 sıra no’lu tapu kaydı ile birlikte toplam 33 ayrı taşınmazın tevhit edilerek kapsam tayin edildiği gözetildiğinde bu hususun davacıları da bağlayacağı sabittir.
Bu durumda bilirkişi raporunda sözedilen davacıların, 1950/69 sıra no’lu dayanak tapu kaydının tevhit tapusu kapsamı dışında 26.03.2007 havale tarihli kroki ekinde belirlenen yere uyduğu yönündeki görüşüne değer verme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.