Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/8184 E. 2008/10253 K. 15.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8184
KARAR NO : 2008/10253
KARAR TARİHİ : 15.10.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 20842 ada 3 parselde bulunan arsa payının satılması için komşusu ve tanıdığı davalı …’a vekaletname verdiğini, ancak daha sonra arsaya uygun müşteri çıkmaması üzerine arsayı satmayacağını vekile bildirdiğini, buna rağmen davalı …’ın vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazı önce el ve işbirliği içindeki davalı eşi …’a, onun da diğer davalı …’e temlik ettiğini ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa taşınmazın bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ve …, dava konusu taşınmazın davacının oğlunun …’a olan borcuna karşılık olarak verildiğini, davalı …, diğer davalıları tanımadığını, dava konusu arsayı tapuda belirtilen miktar üzerinden satın alan iyiniyetli 3.kişi olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar arasındaki satışların muvazaalı olduğu, davacının bu satışa onay vermediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, tebligat giderleri karşılanmadığından duruşma isteği reddedilerek, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı adına kayıtlı 20842 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 297/566 payın 6.7.1994 tarihli vekaletname ile yetkili kıldığı vekili … tarafından 28.8.1998 tarihinde eşi olan davalı …’e, daha sonra da … tarafından 2.12.2005 tarihinde diğer davalı …’e satış yoluyla devredildiği, davalı …’in 7.3.2006 tarihinde yapılan imar uygulaması ile 22086 ada 3 parselde paydaş kılındığı, davalıların davacıyı zararlandırma kastı ile el ve işbirliği içinde hareket ettikleri belirlenmek ve bu olgu mahkemece benimsenerek davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalılar …’ın bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, dava dilekçesinde belirtilen ve itiraza uğramayan dava değeri üzerinden davacı yararına avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken, keşfen belirlenen ve yargılama aşamasında harcı tamamlanmayan değer gözetilerek fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir. Davalıların, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.