Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/8544 E. 2008/10454 K. 20.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8544
KARAR NO : 2008/10454
KARAR TARİHİ : 20.10.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,YIKIM.

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı bulunduğu 975 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara davalının ev yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuş, 16.7.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile 975 ada 2 parsel yönünden de elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli yere ilişkin tapu iptal ve tescil davası açtığını bekletici mesele yapılması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2,3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara davalının elatmasının önlenmesine, yıkım isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 3 ve 4 parsellerle birlikte ıslah yoluyla dava konusu edilen 975 ada 2 parsele yönelik olarakta elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Hüküm yalnızca davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, davalının kayden davacının paydaş olduğu 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara yapılanmak suretiyle haksız elattığı saptanarak, dava konusu edilen bu parseller yönünden mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.Davacı hükmü temyiz etmediğinden yıkım isteğinin reddi hususu üzerinde durulmamıştır.
Davalının, bu nedenle anılan parsellere yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Ne var ki, davacı yapılan keşif sonucu elatıldığı belirlenen 2 parseli de ıslah yoluyla dava konusu etmiş, istek kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Bilindiği üzere, HUMK’nun 87/son maddesinin Anayasa Mahkemesince iptalinden sonra ıslah yoluyla müddeabihin artırılması olanaklı hale gelmişse de bu durumda dahi hiç dava konusu edilmeyen bir hususun ıslahla dava konusu haline getirilmesine yasal olanak yoktur.
Hal böyle olunca, hakkında usulü dairesinde açılmış bir dava bulunmayan 2 parsel sayılı taşınmazın hüküm kapsamına alınmış olması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.