Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/9286 E. 2008/11423 K. 10.11.2008 T.

Yayınlanma Tarihi: 09.12.2023 05:01


YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9286
KARAR NO : 2008/11423
KARAR TARİHİ : 10.11.2008

MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/06/2008
NUMARASI : 2007/236-2008/202 Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 31231 ada 7 parsel sayılı taşınmazına ve taşınmazdaki caminin minaresine davalıların kendi aralarında yaptıkları sözleşme gereğince baz istasyonu kurulduğunu, sözleşmenin tarafı olamadığını ve kendisini bağlamayacağını ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, mülkiyeti kendisine ait 31231 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ve taşınmazdaki camiiye baz istasyonu kuran davalıların elatmasının önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, sıfat yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerğinden, toplanan delillerden; davacının çekişmeli taşınmazın kayıt maliki olduğu, dava dışı Diyanet İşleri Başkanlığının davalı Dini ve Sosyal Hizmetler Vakfına verdiği yetkiyle, anılan vakfın Telsim Mobil Telekominikasyon Hizmetleri A.Ş. ile baz istasyonu kurulması konusunda kira sözleşmesi yaptığı, davacının anılan sözleşmede yer almadığı gibi bir muvafakatının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere Medeni Kanunun 683.maddesi uyarınca, "bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi... tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı... her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir."
Olaya bu açıdan bakıldığında, davacının mülkiyet hakkı sahibi olarak, dava açmakta hukuksal yararının bulunduğu yadsınamaz bir gerçektir.Bu nedenle, dava açma sıfatına sahip olduğu da kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, işin esasının incelenmesi hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir, davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.