Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/9696 E. 2008/10483 K. 20.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9696
KARAR NO : 2008/10483
KARAR TARİHİ : 20.10.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, üzerinde muhtesat bulunan 9310 ada 24 no’lu parselin imar uygulaması sonucunda 17052 ada 1 parsel olarak ………. ………. adına tescil edildiğini, enkaz bedelini ödemek istedikleri halde davalının anlaşmaya yanaşmadığını ve izinsiz ruhsatsız olarak faaliyetine devam ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım ile muhtesat bedelinin 12.698,19.-YTL olarak tespitine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahale olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı temsilcisi tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; imar uygulamasından önce 9310 ada 24 no’lu parselin davalı adına, 9311 ada 2 no’lu parselin davacı adına kayıtlı bulunduğu, 3194 Sayılı Yasanın 18. madde uygulaması sonucunda 17052 ada 1 no’lu parselin davacıya verildiği, 17052 ada 2 ve 3 no’lu parselin davalı adına tescil edildiği fen bilirkişi krokisinde (A) ile işaretli bölümde yer alan muhtesatın davacının imar parseline taşkın hale geldiği ve fakat anılan imar uygulamasının idare mahkemesi kararı ile iptal edilerek kararın kesinleştiği; revize imar planının da iptal edildiği böylece imar parsel kayıtlarının yolsuz tescil durumuna düştüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda her ne kadar kayıt iptale kadar geçerli ve halen imar parselleri varlığını koruyor ise de hukuksal dayanaktan yoksun hale gelen kayıtlar gözetilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca, yanlara kadastral kayıtların ihyası amacıyla iptal ve tescil davası açmaları için önel verilmesi açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi ya da eldeki dava için bekletici sorun sayılması dava sonucu oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken iptal edildiği anlaşılan imar uygulamasına değer verilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.