Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2009/10075 E. 2009/11817 K. 12.11.2009 T.

Yayınlanma Tarihi: 09.12.2023 05:05


YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10075
KARAR NO : 2009/11817
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2008
NUMARASI : 2007/324-2008/410 Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları T..’in mirasçılarından mal kaçırmak amacı ile ve muvazaalı olarak dava konusu 7374 ada 6 parsel sayılı taşınmazını davalıya satış suretiyle temlik ettiğini muris ve aile efradının taşınmazda ikamete devam ettiklerini, davalıya herhangi bir kira ödemediklerini ileri sürerek tapunun iptali ile murisin mirasçıları adına tescili isteğinde bulunmuşlardır.Davanın devamı sırasında murisin terekesine temsilci tayin edilmiştir.
Davalı, murisin bakım ve tedavi giderlerini karşılamak için taşınmazını sattığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, muris tarafından davalıya yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile tapunun iptali ile muris adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava muris muvazaası iddiasına dayalı terekeye iade isteği ile açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden, terekeye temsilci tayin edilerek, dava konusu 7374 ada 6 parsel sayılı taşınmazın mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak satış suretiyle davalıya temlik edildiğinin belirlenmek ve bu olgu mahkemece benimsenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur.Nevarki, mahkemece dava kabul edilerek karar tarihinde miras bırakanın ölü olduğu ve Türk Medeni Kanunun 28. md. hükmü uyarınca ölümle şahsiyetin son bulacağı göz ardı edilmek suretiyle ölü kişi adına tescil kararı verilmesi isabetsizdir.Hemen belirtilmelidir ki, tapu sicillerinin tutulması kamu düzeniyle ilgili olup resen gözetilmesi gerekli bir kural olduğu tartışmasızdır. O halde istekle bağlı kalınarak tüm mirasçıların tereke temsilcisi marifetiyle davada temsil edildikleri gözetilerek çekişme konusu taşınmazın miras payları oranında mirasçılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere miras bırakan adına tescile karar verilmesi doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren HUMK’nun 428.md. gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.