Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2009/2480 E. 2009/6034 K. 26.05.2009 T.

Yayınlanma Tarihi: 09.12.2023 05:15


YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2480
KARAR NO : 2009/6034
KARAR TARİHİ : 26.05.2009

MAHKEMESİ : BODRUM 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2008
NUMARASI : 2002/350-2008/30 Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı H... Ve eşi A... Tarafından evlat edinildiğini, A...’nin vefatı ile eşi davalı Hatice ile kendisinin mirasçı olarak kaldığını, davalının kendisi reşit olmadan önce, dava konusu taşınmazlarda murisinden intikal eden ¾ paylarını muvazaalı olarak velayet görevini kötüye kullanarak diğer davalılara sattığını ileri sürerek tapuların iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde bedellerin tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, Ş... Ve N... Satışların muvazaalı olmadığını, iyiniyetli üçüncü kişi olduklarını savunmuşlar, diğer davalı H... De kötüniyetli hareket etmediğini, muvazaanın söz konusu olmadığını belirtip davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece, davalılara yapılan temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davalılar adına olan tapuların iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalılar Ş... Ve N...vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 26.5.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili Avukat D... Ö... İle temyiz edilen vekili Avukat A... G... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi U... Ş... Tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu iptal tescil olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının davalı H... ve eşi A...tarafından evlat edinildiği, evlat edinenlerden A... Ç.... Ölümü ile geriye mirasçı olarak davalılardan murisin eşi Hatice ile evlatlığı davacının kaldığı, davalılardan H...’nin miras bırakanlarından intikal eden dava konusu taşınmazlardaki miras paylarını kendisine asaleten ve davacıya velayeten diğer davalılar N... ve Ş...’a satış suretiyle temlik ettiği görülmektedir.
Davacı, anılan temliklerin velayet hakkının kötüye kullanılması suretiyle ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
İddianın bu niteliğine göre; isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 2. kitabının 2.kısmının 7.ayrım başlığını taşıyan “çocuk malları” ile ilgili bölümde yer alan (T.M.K’nun 352 ila 363. maddeleri) düzenlemelerinden kaynaklandığı sabittir.Öte yandan, belirtilen iddialarla açılan davaların 18.1.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince kurulan Aile Mahkemelerince çözüme kavuşturulacağı tartışmasızdır.Görev kamu düzeni ile ilgili olup resen gözetilmesi gerekli bir usul kuralıdır.
Mahkemece, 4787 Sayılı Yasanın 2.maddesi hükmü gözetilmek suretiyle, müstakil bir aile mahkemesinin varlığı halinde görev yönünden karar verilmesi, aksi takdirde davaya aile mahkemesi sıfatı ile bakılması gerekirken yazılı olduğu üzere işin esası bakımından genel mahkeme sıfatı ile hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalıların, temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 26.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.