YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8234
KARAR NO : 2009/12018
KARAR TARİHİ : 17.11.2009
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/06/2008
NUMARASI : 2003/269-2008/296
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı ve asli müdahiller, kayden miras bırakan A. D..adına kayıtlı bulunan 1286 parsel sayılı taşınmazı davalı A.. (D.) A..’ın isim benzerliğinden yararlanarak köy muhtarından aldığı sahte ilmuhaber ile adına tashih suretiyle tescil ettirdiğini, daha sonra taşınmazı muvazaalı olarak davalı Ö..’e satış suretiyle temlik ettiğini, taşınmazı kadastro tespiti öncesinden başlamak üzere yıllardır malik sıfatıyla kullandığını, davalıların anılan yerde bir zilyetliklerinin olmadığını ileri sürüp tapu kaydının iptali ile tespit maliki muris kanalı ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, dava konusu taşınmazın tapu kaydının düzeltilmesi ve temlik işlemlerinin yasal olduğunu, bedeli karşılığında yeri satın alan davalı Ö..’in iyi niyetli bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı ve müdahillerin iddialarının sabit olduğu, kayıt maliki Ö..’in iyi niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.11.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Ö. Ö.. vekili Avukat M.Ö.. geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili avukat ile temyiz edilen gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, özellikle mahkemece yapılan araştırma ve soruşturmaya göre; davacıların iddiasının sübut bulduğu saptanarak davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna göre, davalı A…’nin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalı Ö..’in temyiz itirazlarına gelince; çekişme konusu 1286 parsel sayılı taşınmazın davalı A… tarafından 20.03.2003 tarihli akitle satış yoluyla davalı Ö..’e temlik edildiği anlaşılmaktadır. O halde, davalı Ö..ikinci el konumunda ve sicilden edinen kişidir. Koşulların gerçekleşmesi halinde Türk Medeni Yasasının 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanması olasıdır.
Bilindiği üzere; hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları,dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle,alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla Medeni Kanunun 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023.maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş,bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış,iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş,değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarakta tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.Belirtilen ilke M.K.nun 1023.maddesinde aynen “tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1.fıkrasına göre “Bir ayni hak yolsuz olarak tesçil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tesçile dayanamaz” biçiminde öngörülmüştür.
Ne varki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin,iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi,hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı,kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta,şeklen iyi niyetli gözükeni değil,gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması,bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim bu görüşten hareketle “kötü niyet iddiasının def’i değil itiraz olduğu,iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.ll.l99l tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.
Somut olayda, mahkemece bu konuda yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Öyle ise, mahkemece, hükme elverişli olmayacak nitelikteki soruşturmaya dayalı olarak yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ölümle hukuki şahsiyeti son bulan miras bırakan M.. kızı A. D..adına tescil kararı verilmesi de Türk Medeni Yasasının 28. maddesine aykırıdır.
Davalı Ö..’in temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle, HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 17.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.