Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2009/9779 E. 2009/11502 K. 05.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9779
KARAR NO : 2009/11502
KARAR TARİHİ : 05.11.2009

MAHKEMESİ : BEYPAZARI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 25/06/2009NUMARASI : 2008/322-2009/164 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, davalı Z.B..’ın mirastan mal kaçırmak amacıyla diğer davalı oğluna tüm malvarlığını satış yoluyla temlik ettiğini, temlik işlemlerinin bedelsiz yapıldığını ileri sürerek adli yardım talebinin kabulü ile Z. B..’dan intikal eden taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesini istemiş, yargılamanın devamında da hile ile taşınmazların devrinin sağlandığı belirtilerek hile hukuksal nedenine dayanılmıştır.Davalılar, temliklerin bedeli karşılığında yapıldığını belirtilerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; muris olarak nitelendirilen kişinin sağ olduğu davanın dinlenebilme olanağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar davacı tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla; duruşma talebinin değerden reddiyle, Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.Dava; Borçlar Yasasının 18. maddesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.Mahkemece; muris olarak nitelendirilen kişinin sağ olduğu bu nedenle davanın dinlenebilme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada işin esasına girilebilmesi ve yargılamanın sürdürülebilmesi için evvelemirde HUMK’nun 413 ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 26. 27. 28 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü işlemin yerine getirilmesi ve gerekli olan harcın alınması zarureti vardır. Bilindiği üzere; Harçlar Kanunu harcın alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Yasanın 32.maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.Hal böyle olunca; dava dilekçesinde bildirilen değere itiraz edildiği ve davacı yanın adli yardım isteği reddedildiğine göre çekişme konusu taşınmazların harca esas dava değerlerlerinin saptanması, öncelikle 492 sayılı Yasanın 30,32 maddesi uyarınca noksan harcın tamamlattırılması ve ondan sonra yargılamaya devam edilip hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün öncelikle açıklanan nedenden ötürü HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 5.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.