YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11044
KARAR NO : 2010/12361
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 726, 727, 728 parsel sayılı taşınmazların davacılardan …’a ait iken, 727 parselini davacı… r’e, 726 ve 728 parsellerini de davacı …’e devrettiğini, davalı banka tarafından genel kredi sözleşmesine istinaden … aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine Antalya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2007/607 esas sayılı dava ile anılan parseller hakkında tasarrufun iptali davası açıldığını mahkemece borç ve ferilerini karşılayacak miktarda tasarrufun iptaline karar verildiğini, taşınmazların satışa çıkarılarak davalı banka tarafından satın alındığını, davacı … tarafından davalı banka aleyhine Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açıldığını, davada kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile yer alan …’nın parmak izinin ona ait olmadığı, kredi sözleşmesinin köy, mahalle ihtiyar heyeti ve iki tanık tarafından imzalanmaması nedeni ile geçersiz olduğunun iddia edildiğini ileri sürerek, davalı banka adına kayıtlı 726, 727 ve 728 parsel sayılı taşınmazların tapusunun iptali ile önceki malikleri davacılar Cansel ve … adına tescilini talep etmişlerdir.
Davalı, icra takibi ile tasarrufun iptali ve ihalenin feshi kararlarının kesinleştiğini, davacıların Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları davanın konusu ile eldeki davanın konusunun aynı olduğunu, bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; Dosya içeriği ve toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava da kendini vekille temsil ettiren davalı yararına nisbi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken maktu olarak tayin ve takdirinin doğru olmadığı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine ilişkin hüküm kesinleştiğinden bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilerek davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.