Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/11489 E. 2010/12017 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11489
KARAR NO : 2010/12017
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM-ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 3984 parsel sayılı taşınmazına komşu 3983 sayılı parsel malikleri olan davalıların taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, çizilen çapa göre inşaatlarını yaptırdıklarını, imar uygulaması ile tecavüzün meydana gelmiş olabileceğini, iyiniyetli olduklarını ve tecavüzlü kısmın arsa bedelini ödemeye hazır olduklarını, … Medeni Kanununun 725.maddesinin gözetilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairece; “…tecavüzlü halin zamanının saptanması, yapının imar parsellerinin oluşmasından önce inşaa edildiğinin belirlenmesi halinde İmar Yasasının 18.maddesi hükmünün uygulanması ve sonucuna göre karar verilmesi…” gereğine değinilerek bozulmuş, bozmaya uyularak; ” yapı bedelinin mahkeme veznesine depo edilmesi karşılığında elatmanın önlenmesi ve yıkıma, ecrimisil talebinin reddine” dair verilen ikinci karar, Dairece; bu kez “…yapı bedeline hükmedilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ilişkin kurulan hükmün de Dairece; “kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılmasının doğru olmadığı…” belirtilerek bozulması üzerine bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 3984 parsel sayılı taşınmaza davalıların elatmalarının önlenmesine, binanın yıkımına ve ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.06.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ve Av…. geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi …’in tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde işlem yapılmak suretiyle davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğru ise de, 3984 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi krokisinde kırmızı ile boyalı kısmına elatmanın önlenmesine ve bu bölümdeki taşkınlığın yıkımına karar verilmesi gerekirken “3984 parsel sayılı taşınmaza elatmanın önlenmesi ile binanın yıkımına” şeklinde hüküm kurulması isabetsizdir. Ne var ki, anılan bu husus yargılamanın yenilenmesini gerektirmediğinden yerel mahkemenin kararının hüküm fıkrasının 1.bendinden “3984 parsel sayılı
Taşınmaza davalılar … ve …’in müdahalesinin önlenmesine, binanın kal’ine” sözcüklerinin çıkartılmasına, yerine “3984 parsel sayılı taşınmazın 30.06.2004 tarihli teknik bilirkişinin krokisinde kırmızı ile boyalı kısmına davalılar … ve …’in elatmalarının önlenmesine, binanın anılan kırmızı ile boyalı bölümde kalan taşkın kısımlarının yıkımına” sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.