Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/12094 E. 2010/12016 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12094
KARAR NO : 2010/12016
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 148 Ada 152 parsel sayılı taşınmazın Ramazanzade Vakfı’nın vakfıyesi kapsamında kaldığını ileri sürerek, tespitin iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Müdahil, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla; tapunun iptali ile Hazine adına tescil istemiştir.
Davalı; davaya karşı bir savunma getirmemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacı vakfın vakfiyesi kapsamında kaldığı ve vakfiyenin geçerli bulunduğu, nizalı yerin taşlık kayalık zeminli ziraate elverişli olmadığı ve Medeni Yasanın 641.maddesi ile Kadastro Yasasının 17.maddesi karşısında imar ihya dışında özel mülkiyete konu olamayacağı imar ihyanın da sözkonusu olmadığı; çekişmeli yerin Kızıldağ Yaylası olarak bilindiği, ancak yaylak olmadığı; taşlık kayalık olması nedeniyle zilyedliklede kazanılamayacağı gerekçesiyle, vakfın davasının reddine, müdahilin davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı … İdaresi vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, özellikle taşınmazın genel sınırlar itibarıyle vakfiye kapsamında kaldığı saptanmakla beraber münhasıran vakfedilen yerlerden olmadığı belirlenerek davacı … İdaresinin davasının reddine karar verilmiş olması doğrudur.Bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, hakim doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür.Keşfen elde edilen bilirkişi raporunda; çekişme konusu yerin taşlık ve kayalık niteliğinde olduğu; bir başka ifadeyle,3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18.maddesi kapsamında tescile tabi nitelikte bulunmadığı, aksine aynı yasanın 16/C maddesinde öngörülen tescile tabi olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer olduğu bildirilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, bu tür yerler hakkında tapu kütüğünde sicil oluşturulmasına olanak yoktur.Kaldı ki, böylesi bir yerin sicile bağlanması durumunda … Medeni Kanununun 999.maddesi hükmü uyarınca kaydının terkin edileceği de öngörülmüştür.
Öyle ise, dava konusu taşınmazın Hazine adına tescile karar verilmiş olmasının doğru olduğu söylenemez.Nevarki anılan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, yerel mahkemenin kararının hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde “… 148 ada 152 parselin tapusunun iptali ile…” tabirlerinden sonra gelen “Hazine adına tapuya tesciline” sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “ 3402 Sayılı Yasanın 16/C maddesi gereğince kadastro harici bırakılmasına” sözcüklerinin yazılmasıyla hükmün bu şekliyde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı 12.19.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.