YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12350
KARAR NO : 2010/13045
KARAR TARİHİ : 08.12.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer nitelikli 649 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu belirtilerek davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 08.12.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Dava devam ederken 5841 Sayılı Yasa yürürlüğe girdiğinden hak düşürücü süreden davanın reddi sebebiyle, yargılama giderlerinin her masrafı yapan taraf ya da taraflar üzerinde bırakılması, yanlar yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi görüşünde isem de,
Mahkemece, bozma kararına uyulması sonucu davacı lehine usulü kazanılmış hak doğduğundan bu gerekçeyle sayın çoğunluk gibi onama kararına katılıyorum.