Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/12425 E. 2011/2625 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12425
KARAR NO : 2011/2625
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ıslah ettiği davada, kayden malik olduğu 3921 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümü, davalının satın alacağı bahanesiyle 1993 yılından beri tasarruf ettiğini, bedelin tamamını ödemediğini, taşınmazı da teslim etmediğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli taşınmazın haricen satın aldığını ve satış bedelini ödediğini, fuzuli şagil olmayıp, iyiniyetli olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek elatmanın önlenmesine, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.03.2011 Salı günü saat:09.45’te daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişme konusu 3921 parsel sayılı taşınmazdaki 45/345 arsa paylı 9 nolu bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu, davalının taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalıya satışı konusunda anlaşma yapıldığı harici satış olgusunun tarafların kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, ıslah ettiği davada, çekişmeli taşınmazı davalının satın alacağını söyleyerek 1993 yılında beri tasarruf ettiğini bedelin tamamını ödemediğini ileri sürerek, eldeki davayı açmış, davalı ise harici satış bedelini ödediğini imar durumu nedeniyle tapunun devredilmeyeceğini savunmuştur.
Bilindiği üzere; tapulu taşınmazların mülkiyetinin naklinin … Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26.maddeleri gereği resmi şekle bağlı olduğu tartışmasızdır. Anılan hükümler karşısında harici satışa değer verme olanağı yoktur. Ancak, böyle bir satışın taşınmazın tasarrufuna icazet (muvafakat) sebebi sayılabileceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; harici alım tarafların kabulünde olup, davacı asil 4.6.2009 tarihli oturumda “çekişmeli taşınmazın satışı konusunda 70.000 marka anlaştıklarını, 60.000 markın ödendiğini, kalan miktarı davalının ödemediğini, satacağını söyleyince taşınmazı geri aldığını, 47.000 markı iade ettiğini, 13.000 markı otomobil satışı nedeniyle borcuna mahsup ettiğini” beyan edip, 31.12.2009 tarihli oturumda yemin etmişse de böylesi bir iddianın kanıtlanmasındaki ispat külfeti davacıda olup, davacının davalıya yemin teklif etmesi gerekirken davalının davacıya ödenen bedelin iadesi yönünden yemin teklif etmesi doğru değildir.
Hal böyle olunca, öncelikle davacıya ödenen harici satış bedelinin davalıya iade edildiği hususunun ispat külfetinin davacıya ait olduğunun gözetilmesi, bu ididanın kanıtlanamaması halinde … Medeni Kanununun 994.maddesi hükmü dikkate alınarak, ecrimisilinde malikin, haksız işgalciden isteyebileceği tazminat niteliğinde olduğu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı oldğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.