YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13612
KARAR NO : 2011/4250
KARAR TARİHİ : 12.04.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ….Köyü 963 (136) parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı iken Seyhan Belediyesi tarafından 38 nolu imar düzenleme bölgesinde yapılan imar uygulaması sonucunda park alanında kalan 4959 ada 1 parselin davalılar adına tescil edildiğini, daha sonra Adana Büyükşehir Belediyesince yapılan 420 ve 421 sayılı imar uygulamaları ile imar parselleri ve park sahasında kaldığını, 420 ve 421 sayılı imar düzenlemelerinin iptal edildiğini ileri sürüp, park sahasının ve 4907 ada 2 nolu imar parselinin 963 sayılı parsele isabet eden kısmının tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini olmazsa, taşınmaz bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı İdareler ve dahili davalı idare davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, imar şuyulandırma işleminin ayakta olduğu, davalı … Belediyesinin taraf sıfatının kalmadığı gerekçeleri ile … yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar hakkında davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.4.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ile temyiz edilen Adana … vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilenler vekilleri gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın içinde yer aldığı 38 nolu imar düzenlemesine ilişkin idari işlemin ayakta olduğu anlaşıldığına göre kadastral parselin ihyasi isteğine yönelik davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, davada kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına 5.078.50.-TL avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken 7.160.00-TL avukatlık ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne varki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 2.fıkrasının, 4.bendindeki;” 7.160.00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekil ile temsil edilen davalılara verilmesine” tümcesinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine; “5.078.00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekil ile temsil edilen davalılara verilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edenden alınmasına, 12.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.