YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13816
KARAR NO : 2011/1225
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ile düzenlenen Beyoğlu 20.Noterliğinin 09.08.1999 tarihli satış vaadi sözleşmesi gereğince 4724 ada 2 parseldeki A1 nolu dükkanın ve bu dükkana isabet eden arsa payının satışı hususunda anlaştıklarını, satış bedelini ödemesine rağmen davalının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuştur.
Davalı, dava dışı yüklenici ile tapu tahsis belgesi olan arsa üzerinde inşaat yapılması için sözleşme düzenlendiğini, çekişme konusu bölümün yükleniciye düştüğünü, ancak yüklenicinin binayı ruhsatsız ve kaçak olarak inşa ettiği gibi yarım bıraktığını, edimini yerine getirmeyen yüklenicinin tapuya da hak kazanmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında da dükkanın yükleniciye verilmesi gereken dükkan olduğunun tespiti ile el atmanın önlenmesini istemiştir.
Davanın kabulüne, karşı davanın da reddine ilişkin olarak verilen karar, dairece; “ Somut olayda, 11.03.1999 tarihli dava dışı yüklenici Mustafa Zengin ile karşı davacı arsa sahibi Ali Osman arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, yüklenicinin projeye ve imara aykırı yapılandığı ve anılan sözleşmeye göre kendisine bırakılması kararlaştırılan çekişmeli bağımsız bölümü haricen davacı …’a sattığı görülmektedir. Ne var ki, yüklenici kendisine yüklenilen edimi tam olarak yerine getirmedikçe sözleşmede kendisine verilmek istenen hakkı kazanamaz. Yüklenicinin kazanmadığı bir hakkı onun ardılı olan ( somut olayda davacı) kişi de elde edemez. Kaldı ki arsa sahibi (el atmanın önlenmesi davacısı) ile dava dışı yüklenici arasında görülen Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/135 E. 2009/138 K. sayılı davada yüklenici aleyhine el atmanın önlenmesi ve yapının yıkımına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Anılan ilamın eldeki davada iptal davacısını da bağlayacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir” gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece, bozmaya uyularak asıl davanın ise reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı (karşı davanın davalısı) tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının( karşı davaaaanın davalısı) temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 668,00 .-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, 10.0.20111 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.