YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13874
KARAR NO : 2011/867
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı …’ın 1171, 1264 ve 378 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı şekilde oğlu ve gelini olan davalılara temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, taşınmazların miras bırakan tarafından ölünceye kadar bakma akti ile temlik edildiğini, bakım borcunu yerine getirdiklerini, iddianın doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne dair verilen karar Dairece “…miras bırakanın, çekişme konusu taşınmazlar dışında tüm malvarlığının belirlenmesi, daha sonra bu taşınmazların temlik tarihi itibariyle gerçek değerlerinin saptanması, niza konusu taşınmazların tüm malvarlığına göre oranının tespit edilmesi, dosyada mevcut tüm delillerle birlikte yukarıda açıklanan ilkeler ışığında değerlendirme yapılarak miras bırakanın gerçek amacının terekeden mal kaçırma olup, olmadığının kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği …”gerekçesiyle bozulmuş,mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay bozma ilamına uyulmak suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak,1171 parsel üzerine davalı tarafından yapılan binanın adı geçen tarafından yapıldığı keyfiyetinin 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 19. maddesi hükmü gerekçesiyle sicile şerh verilmesine karar verilmişse de anılan yasa hükmü kadastro işlemlerini ilgilendirdiğinden ve kadastro tespiti sırasında gözetilmesi gerekli olan bir hüküm olup eldeki dava kadastro öncesi nedene dayalı bir dava olmadığından anılan yasa hükmünün burada uygulama yeri bulunmadığı sabittir. Anılan bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Davalıların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,aşağıda yazılı 407,25 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 27.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.