YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4068
KARAR NO : 2010/5841
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAHİLİ DAVALI : … VS.
BİRLEŞEN DAVACILAR: … VS.
BİRLEŞEN DAVALILAR: … KÖY TÜZELKİŞİLİĞİ VS.
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, dava konusu 230 parsel sayılı taşınmazın 16.280 m2’lik kısmının Kocaeli Arazi Kadastro Mahkemesinin 24.04.1958 tarih, 1956/377 Esas, 1958/603 sayılı kararı ile hükmen tespit harici bırakıldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup idari yoldan Hazine adına tescilinin mümkün olmadığını, çekişmeli yerin davalılar tarafından kullandığının saptanarak ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1995/915 Esas sayılı tescil davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek anılan yerin hazine adına tesciline karar verilmesini istemiş, hasımsız açılan davaya, aşamalarda Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/915 Esas sayılı tescil davasının davacıları dahil edilmiştir.
Dâhili davalı- birleşen dosya davacıları; asıl davanın reddi savunmuşlar ve kök muris dedelerinden miras yoluyla intikal eden çekişmeli yerde 100 yılı aşkın nizasız, fasılasız malik sıfatı ile zilyetliklerinin devam ettiğini, 1984 tarihli orman kadastrosu sırasında “ orman sayılan yerlerden olmadığı” saptanarak orman sınırları dışına çıkarıldığını, orman kadastrosunun 20.09.1985 tarihinde kesinleştiğini, imar ve ihya edilerek tarıma elverişli fındık ve meyve bahçesine dönüştürüldüğünü belirterek taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Hasımsız açılan davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…dahili dava yoluyla taraf sıfatı kazandırılamayacağı, ancak dahili davalıların dava konusu yerle ilgili olarak açtıkları tescil davası ile HUMK’nun 45. maddesi gereğince eldeki davanın birleştirilmesi ve tüm deliller toplanarak oluşacak sonuca göre davanın esası hakkında hüküm kurulması ”gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, soruşturma tamamlanıp yapılan yargılama sonunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar, birleşen davanın davacıları tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, 3402 Sayılı Yasanın 18.maddesi koşullarının oluştuğu, birleşen davanın davacıları lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği saptanmak suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olduğuna göre; birleşen davanın davacılarının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 17.15.-TL. onama harcının temyiz eden birleşen dosya davacılarından alınmasına, 24.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…