Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/4586 E. 2010/7220 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4586
KARAR NO : 2010/7220
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL,TAZMİNAT

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, olacağı katarakt ameliyatının masraflarını karşılamak için komşusu aracılığı ile tanıştığı emlakçı olan davalı … tavsiyesi ile 5735 ada 1 parseldeki 7/1523, 5735 ada 2 parseldeki 23/1523 payı ile 5941 ada 4 parsel sayılı taşınmazını toplam 5.000.000.000 TL bedelle satmak üzere davalılardan …’u vekil tayin ettiğini, vekilin kendisini kandırarak 5941 ada 4 parsel yerine 5872 ada 4 parseldeki 15/20 payın satış yetkisini de ilave ederek diğer davalılar …ve Kuddus’e taşınmazlarını sattığını, onlarında en son malik Mustafa’ya devrettiklerini ileri sürerek 5872 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptal ve tescilini olmadığı takdirde 80.000.000.000 TL satış bedelinin davalılardan faizi ile tahsili isteklerinde bulunmuştur.
Davalı …, 5872 ada 4 parselin 15/20 payını Kuddüs’ten, diğer 5/20 payını da Mithat’tan satın aldığını, iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş,davalılardan …da taşınmazı babasının talimatı ile aldığını daha sonrada Kuddus’e devrettiğini, para almadığını beyan etmiş, davalı … ise dava dilekçesinde belirtilen olayları aynen kabul ettiğini ifade etmiş, davalı Kuddüs’te taşınmazı bedeli karşılığı aldığını iddia etmiştir.
Tapu iptal ve tescil davasının reddine, davalı … hakkındaki tazminat davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “…vekil …’un davalılardan emlakçı olan …’in yanında çalıştığı, kendisine taşınmaz temlik edilen ilk el konumunda bulunan …’nun ise …’in kızı olduğu, ondan edinen Kuddüs’ünde …’in yakın arkadaşı olup ticari ilişki içinde bulundukları, son kayıt maliki Mustafa’nın ise bir kısım tanık ifadelerinden de anlaşıldığı üzere yapılan satış işlemleri ilgili işleyiş tarzının hukuka aykırı olduğunun kendisine hatırlatıldığı, buna karşın taşınmazdaki payı almakta tereddüt göstermediği, kaldı ki yapılan temlik işlemlerinin kısa aralıklarla cereyan ettiği ve gerçek satış bedelinin akit bedelinin çok üzerinde olduğu dosya kapsamı ile sabittir.O halde, somut bu olgular yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde yapılan temliklerin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle, el ve işbirliği içersinde gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.
Bu durum karşısında, son kayıt maliki …nın … Medeni Kanununun 1024. maddesi hükmü aracılığı ile aynı yasanın 1023. maddesinde öngörülen iyiniyetli müktesebin iyiniyetinin korunacağı ilkesinden yararlanabileceğini söyleyebilme olanağı yoktur.Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi ” grekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, tapu iptal, tescil ve isteğine ilişkindir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı üzerine araştırma ve inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki; hükmün birinci fıkrasında davalı … adına tapuda kayıtlı 5872 ada 4 parseldeki payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmişse de; anılan taşınmazda davacı tarafından dava konusu edilen payın 15/20 olduğu, geri kalan 5/20 payın davalı tarfından dava dışı şirketten satın aldığı gözetildiğinde, iptal ve davacı adına tescili gereken payın 15/20 pay olması gerektiği göz ardı edilerek, infazda tereddüte mahal verecek şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün birici fıkrasındaki ” … adına kayıtlı hissenin ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ” … adına kayıtlı 15/20 payın ” ibaresinin eklenmesine hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı 8.645,00 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.