YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5389
KARAR NO : 2010/8423
KARAR TARİHİ : 20.07.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ile imzalanan Gayrimenkul Satış ve Borçlanma Sözleşmesi ile eki niteliğindeki Yuva Kredisi Borçlanma Sözleşmesine istinaden dava konusu bağımsız bölümün davalıya tahsis edildiğini, ancak davalının sözleşme şartlarına ve geri ödeme planına uymaması nedeniyle tahsis hakkının Banka tarafından iptal edildiğini, buna rağmen davalının taşınmazı boşaltıp teslim etmediğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.07.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ile temyiz edilen vekili Avukat … geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme neticesinde davalının taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, taşınmazı kullanmasının hukuki mesnedini oluşturan tahsis işleminin iptal edildiği ve davalıya ihtarname keşide edilerek taşınmazı tahliye etmesi istenildiği belirlenerek bilimsel verilere uygun bir şekilde tespit edilen ecrimisille birlikte davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. O halde, davalının temyiz itirazı yerinde değildir, reddiyle, aleyhindeki hükmün onanmasına,
Ancak, dava kabul edildiği halde hüküm altına alınan avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekirken yazım hatası sebebiyle davacıdan alınarak davalıya verilmesi şeklinde yazılmış olması maddi hataya dayalı olduğundan anılan yanlışlığın HUMK’nun 80 ve 438. maddesi hükmü gereğince düzeltilmesine ve hükmün 5.bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “hüküm tarihinde geçerli avukatlık asgari ücret tarifesi hükmüne göre takdiren 7.532.00.-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aynı nedenle reddedilen miktar üzerinden 575.00.-TL’nin davacı taraftan alınıp davalı tarafa verilmesine” tümcelerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen
./..
vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının ve aşağıda yazılı 3.256.00.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…