Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/5544 E. 2010/6019 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5544
KARAR NO : 2010/6019
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanları … adına kayıtlı 2578 parsel sayılı taşınmazın, kendilerinin mirasçı olarak görülmediği mirasçılık belgesine göre, intikalden sonra mirasçılar tarafından davalıya satıldığını, ancak kendilerinin de … mirasçısı olduğunun aldıkları veraset ilamı ile sabit olduğunu ileri sürerek, kaydın iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, iyiniyetli olduğunu belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının iyiniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalının iyiniyetli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi … Medeni Kanununun 701 ila 703.maddeleri arasındaki yasal düzenlemeler gereğince el birliği mülkiyetine tabi olduğu ve miras bırakanın davacılar dışında başkaca mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olmakla beraber, eldeki dava tereke adına açılmamış pay oranında istekte bulunulmuştur.
Bu durumda, terekeye karşı miras bırakanın yapmış olduğu haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalar dışında eldeki davada olduğu gibi el birliği mülkiyetinin bulunduğu hallerde pay oranında dava açılamayacağı tartışmasızdır.
Öte yandan, … Medeni Kanununun 702-4 maddesi hükmünde öngörülen ortaklardan birinin terekeyi temsilen ve terekeyi koruma adına tek başına açabileceği elatmanın önlenmesi davalarında uygulanabilirliği olan hükmün eldeki dava bakımından tatbik edilemeyeceği ve uygulama yerinin bulunmayacağı kuşkusuzdur.
O halde, pay oranında açılan davanın dinlenilmesine ve dava dışı mirasçılarında davaya dahil edilerek taraf oluşturulmasına olanak bulunmadığı gözetildiğinde reddedilmesi bu gerekçe ile sonucu itibari ile doğrudur.

./..

-2-

Davacıların, temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu gerekçeyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.