Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/7934 E. 2010/12567 K. 30.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7934
KARAR NO : 2010/12567
KARAR TARİHİ : 30.11.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı adına kayıtlı 73 ve 74 parsel sayılı taşınmazların bir bölümlerinin kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptaline, davalının kıyı alanına elatmasının önlenmesine ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında kesin hüküm olduğunu, Hazine taşınmazına bir müdahalesinin bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların 1979 yılında kesinleşen kadastro işlemi ile davalı adına tescil edildiği, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı, davalının hükmen tescil ile oluşan tapu kaydına istinaden taşınmazları kullanmakta olup dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 30.11.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ……… ile temyiz edilen vekili Avukat … geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, çekişme konusu taşınmazların davalı adına tescili dayanağını Hazinenin de taraf olduğu tescil ilamının teşkil ettiği, buna göre anılan ilamın Hazineyi bağlayacağı, bu sebeple davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermeyeceği, bu nedenle de yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edenden alınmasına, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.