YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8030
KARAR NO : 2010/9704
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,YIKIM
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ile komşu yazlık evleri olduğunu, denize meyilli arazi üzerinde bulunan evlerin bahçe düzenlemesinin yapılabilmesi için ortak duvar yaptırdıklarını, davalının ortak duvarın üzerine set çıkarak yükselttiğini, yazlık evinin manzarası kapanmakla birlikte duvarın kanalizasyon borusu üzerinden geçtiğini, yükselti nedeniyle oluşan ağırlıktan plastik boruların patlaması halinde pis koku ve akan su nedeniyle zarara uğrayacağını ileri sürerek ilave edilen duvarın yıkılması yoluyla elatmanın önlenmesine ve eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava değerinin belirlenmesinde yapılan ek imalatın eski hale getirilmesi ve ek duvar maliyetinin toplamının dikkate alınması gerekeceği,, saptanan değere göre de Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, karar kesinleştiğinde olumsuz görev uyuşmazlığının doğacağından talep halinde mercii tayini için dosyanın Yargıtay’a gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, eski hale getirilmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Toplanan delillerden ve dosya içeriğinden; davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde açıldığı, değeri itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin 06/05/2009 tarihinde kesinleştiği, süresi içinde yapılan başvuru üzerine Asliye Hukuk Mahkemesince de görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; bir görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise bu karar, dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlamaz. Bu mahkeme de kendisinin görevli olmadığı ve ilk mahkemenin görevli olduğu yolunda karar verebilir. İkinci görevsizlik kararı da temyiz edilmeksizin kesinleşirse hukuk mahkemeleri yönünden görevli mahkeme mercii tayini yoluyla kesin olarak belirlenir. Bu yargı yeri belirlenmesine ilişkin karar, davaya daha sonra bakacak olan tüm mahkemeleri bağlar. Buna karşılık ikinci görevsizlik kararı temyiz merciince onanmış ise ikinci görevsizlik kararında görevli olarak gösterilen mahkeme bu kararla bağlıdır.
Somut olayda; değer itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirlenerek görevsizlik kararı verilmiş olması doğrudur.
Ne varki; mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde “…dosyanın görevli ve yetkili Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ” karar verilmesi gerekirken, “karar kesinleştiğinde her iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkacağından mercii tayini için dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine şeklinde ” hüküm kurulması doğru değilse de anılan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 2. bendindeki “….mercii tayini için dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,4.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.