Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/9406 E. 2010/10450 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9406
KARAR NO : 2010/10450
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL.

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı adına kayıtlı olan 59 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, tapusunun iptali ile tescil harici bırakılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Hakem sıfatıyla davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “… davanın genel yargı yerinde görülmek üzere görev yönünden reddine karar verilmesi …” gereğine değinilerek bozulması üzerine verilen hakem sıfatıyla görevsizlik kararından sonra genel mahkeme sıfatıyla yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair kurulan hüküm Dairece bu kez “… 25.2.2009 tarihinde kabul edilip, 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2.maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen hüküm üç maddeyle eklenen geçici 10.maddesi hükmü gözetilerek davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır …” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.Ne varki, mahkeme gerekçesinde dava tarihinde davacı Hazinenin davasında haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı Hazine lehine değerlendirildiği belirtilmiş ve hüküm kısmının 4.paragrafında davacı lehine vekalet ücreti hesaplanmış ise de anılan paragrafın sonunda vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesi” şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Ancak, değinilen bu husus yargılamanın yenilenmesini gerektirmediğinden yerel mahkemenin kararının hüküm kısmında 4.paragrafta yer alan “… vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine” sözcüklerinin hükümden çıkartılmasına, yerine “… vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, “ kelimelerinin yazılmasına hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.