YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10581
KARAR NO : 2011/11042
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden malik olduğu 206 parsel sayılı taşınmazın başka köyde bulunan 9 parsel sayılı taşınmaza ilave edilip , mükerrer kadastroya tabi tutulduğunu 206 parselin re’sen iptal edildiğini ileri sürerek kendisine ait olup, davalı adına kayıtlı 9 parsele isabet eden kısmın kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, taşınmazı ihale ile satın aldığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece ” eksik araştırma ile yetinilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan soruşturma sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava,mükerrer kadastro iddiasına dayalı iptal isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacı adına kayıtlı 206 parselin öncesinde 7.6.1951 tarih 468/ 347 sayılı karara dayalı olarak tapuya tescil edildiği; tapulama çalışmaları sonucu 206 parsele ilişkin olarak düzenlenen tutanağın 15.12.1970 tarihinde kesinleştiği; davalı yana ait 6 ada 9 parselin ise 1938 yılında yapılan çalışma nedeniyle 17.9.1938 tarihinde edinme nedeni kadastro gösterilerek 6 ada 1 parselin oluşturulduğunu; 30.5.1939 tarihinde Hazine adına iştira sebebiyle tescil edilerek, 6 ada 1….9 parsellerin 24.11.1951 tarihinde kişilere tahsis edildikleri; bu parsellere ait tespit tutanağı düzenlenmediği dava konusu yerin de içinde bulunduğu alana dair düzenlenen paftanın teknik nedenlerle uygulama olanağı ve yeteneğinin bulunmadığı, zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği gerekçesiyle 2859 Sayılı Yasadan bahisle yenileme çalışması yapıldığı anlaşılmaktadır.
Önceden Dairenin 13.11.1997 tarih,13163/14347 ve 13164/14348 sayılı ilamları ile 19.1.1998 tarih 13162-14346 sayılı ilamıyla onanarak kesinleşen mahkeme kararlarında bu kapsamda kalan dava dışı taşınmazlarla ilgili olarak,” kadastronun, taşınmazların geometrik ve hukuksal durumlarını tespit çalışması olduğu, bu alanda tamamlanmış ve geçerli bir kadastronun söz konusu olmadığı…. Çalışmanın tahrir niteliğinde sayılması gerektiği” vurgulanarak davaların kabulü cihetine gidilmiş bu konuda güçlü delil oluşmuştur. Olaya bu açıdan bakıldığında, davacı yana ait parsele ilişkin tespitin kesinleştiği 1970 yılından, davalı parselle ilgili çalışmanın 1995 yılında yapıldığı gözetildiğinde 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde sözü geçen hak düşürücü sürenin de geçtiği” görülmektedir.
O halde, davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün (6100 sayılı HMK’nın geçici 3.maddesi yollamasıyla) HUMK’nın 436.maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 622,50 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.