Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/1122 E. 2011/1847 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1122
KARAR NO : 2011/1847
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 16 parsel sayılı taşınmaza davalının komşu parselde taşkın yapılanmak ve binanın atık su borularını parselinden geçirmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesine ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı davacının mevcut haliyle satın aldığını, yapıların önceki malikin muvafakati ile yapıldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece;”… davalı yönünden hukuken korunması gerekli olan durumun gözetilerek saçak tecavüzü ve atık su boruları bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen davacının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, keşfen elde edilen bilirkişi raporu ile krokisinde mavi ile boyalı ve (B) harfi ile gösterilen bölümün tesis edilen mecra hakkı kapsamında kalmadığı, ancak buradan da davalının paydaşı bulunduğu taşınmaz yönünden atık su borularının geçirilmiş olduğu ve ayrıca aynı krokide kırmızı renkle boyalı ve (A) ile gösterilen bölüm bakımından davalı taşınmazı yararına mecra hakkı tesis edilmiş ise de, bu bölümde bulunduğu saptanan balkon tecavüzü ve (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden davalının çekişme konusu taşınmazı elatma olgusunun kabulü gerekeceğinde kuşku yoktur. Ne varki, davada elatmanın önlenmesi isteği yanında yakım isteğinde de bulunulmuştur. Davada, yıkım da istenildiği göre 17 parsel sayılı taşınmazın tüm maliklerine davada yer verilmesi zorunludur. Oysa, davalının dışındaki diğer paydaşlara davada yer verilmeden eldeki davanın çözüme kavuşturulması doğru değildir. Hal böyle olunca; 17 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşlarının da davada yer almaları bakımından davacıya olanak tanınması, böylece usuli dairesinde taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmşitir.
Karar, davalılardan …ve… tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi …’in raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalılardan …ve…’nın temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.