Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/12496 E. 2012/1545 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12496
KARAR NO : 2012/1545
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, kayden maliki oldukları 946 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü ile kadastroca tescil harici bırakılan ve zilyet oldukları taşınmazın idari yoldan 955 sayılı parsel olarak Hazine adına tescil edildikten sonra satış suretiyle davalı belediyeye temlik edildiğini, davalı adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuşlar, bozma ilamı sonrasında açılan ve asıl dava ile birleşen davada davacı …, 946 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı …, taşınmazın ihale ile Hazineden satın alındığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “…kadarstro tespitine dayanak tapu kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil istekli davanın reddi sonucu itibariyle doğrudur. Davacıların, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Davcıların, mükerrer kayıtla ilgili temyiz istemlerine gelince; davacılar eldeki davada, ayrıca, çekişme konusu 955 parsel sayılı taşınmazın idari yoldan Hazine adına tapu kaydı oluşturulurken, 946 parselin çapı içinde kalan bir kısmın yerin nizalı 955 sayılı parsel içerisine alındığını, böylelikle çifte tapu oluşturulduğunu ileri sürmüşlerdir. Ne varki, mahkemece bu konuda hiçbir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. O halde, davada ileri sürülen çifte tapu iddiası ile ilgili olarak tarafların tüm delillerinin eksiksiz toplanması, uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde keşif yapılması, dava konusu 955 sayılı parselin, davacıların maliki olduğu 946 sayılı parselin çap kaydı kapsamında kalan yerleri kapsayıp kapsamadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, birleşen davanın davacısı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; birleşen davanın davacısı … vekilinin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 2.75.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.