YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12539
KARAR NO : 2012/985
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTAL, TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, annesi …’ye ait 48 sayılı parseldeki payın hile ile annesinin elinden alındığını ve değişik temliklere konu edildiğini ileri sürerek, tapunun iptalini ve tüm mirasçılar adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın süresinde açılmadığını da belirterek reddini savunmuştur.
Mahkemece, hileli olduğu iddia edilen temlikin öğrenildiği tarihten dava tarihine kadar 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, hile nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Getirtilen kayıtlardan, davaya konu 48 sayılı parselin bir kısım payının davacının miras bırakanı olan annesi … adına kayıtlı iken, 1981 yılında satış yoluyla devredildiği ve çeşitli eller değiştirerek en son davalılardan … adına kayıtlandığı; …’nin 1998 yılında öldüğü ve geride birçok mirasçısının kaldığı görülmektedir.
…’nin mirasçılarından …, annesinin taşınmazdaki payının hile ile elinden alındığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davacının hileli olduğunu iddia ettiği satışı öğrendiği tarihten itibaren B.K.’nun 31. maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olaya bakıldığında, davanın miras bırakan …’nin terekesi adına açılması ve tüm mirasçıların davada yer alması gerekeceği; ayrıca, mirasçılardan birinin hileli satışı öğrenmiş olmasının diğer mirasçıların da aynı tarihte satışı öğrendikleri anlamına gelmiyeceği ve bu durumun terekeyi bağlamıyacağı kuşkusuz ise de; …’nin, satışın yapıldığı 1981 yılından öldüğü 1998 yılına kadar ki 17 yıllık sürede satıştan habedar olmadığının düşünülmesi hayatın olağan akışına ters düşeceğinden, miras bırakan …’nin sağlığında 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği kabul edilmelidir. Bunun yanında, hak düşürücü sürenin geçirilmesinin …’nin tüm mirasçılarını bağlayacağı da tartışmasızdır.
./..
-2-
O halde, yerel mahkemenin ret kararı yukarıda açıklanan gerekçe ile doğrudur. Davacının, temyiz itirazları yerinde değildir; reddiyle, usül ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı 2.75.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.