YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13562
KARAR NO : 2012/2107
KARAR TARİHİ : 29.02.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı bulunduğu 379 ada 18 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 1.bodrum katında bulunan kapıcı odasını taşınmazın paydaşlarından olan davalı …’in kiracısı olan diğer davalı … tarafından işgal edildiğini ileri sürüp, davalıların elatmalarının önlenmesi ve davalı …’in elde ettiği gelirden kendi payına isabet eden ecrimisil istemiştir.
Davalı …, kat irtifakı veya kat mülkiyeti olmayan taşınmaz üzerinde yaklaşık 37 yılı aşkın süredir fiili kullanım biçiminin belli olduğunu, dava konusu yerin kapıcı odası olmayıp kendine ait payın bir kısmını oluşturduğunu, kat mülkiyeti tesisi için dava açıldığını bildirip davanın reddini savunmuş, davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, paya vaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 379 ada 18 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazda davacı …’nın 156/252 oranında, davalı …’in 66/252 oranında paydaş olduğu, diğer davalı …’nın taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir … bulunmayıp, taşınmazın çekişmeli bölümünü davalı …’in kiracısı olarak kullandığı, kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmamış olan taşınmaz üzerinde 2 bodrum+1 zemin+1 normal kattan oluşan bina bulunduğu, çekişme konusu yerin binanın bodrum katında dükkan olarak kullanılan yer olduğu görülmektedir.
Davacı, binanın bodrum katındaki apartmanın ortak alanı, kapıcı odası olan dava konusu yerin davalı …’in kiracısı olan diğer davalı … tarafından işgal edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalıların ortak alana elatmasının önlenmesi ve davalı …’in elde ettiği kira gelirinden payına isabet eden kısmının (ecrimisilin) …’ten tahsili ile kendisine ödenmesini istemiştir.
Bilindiği üzere; T.M.K.’nun 683.maddesine dayalı elatmanın önlenmesi istekli davaların konusunu haksız eyleme dayalı tasarrufların oluşturduğu kuşkuzdur. Eylem kimin tarafından yapılırsa, davanın ona yönelik olarak açılması ve sonucundan onun sorumlu tutulması asıldır. Taşınmazın bir başkası tarafından da tasarruf edilmesi ya da kullanıma sunulması o yeri haklı ve geçerli bir nedene dayalı olmaksızın tasarruf edenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı da açıktır.
Somut olayda, paylı mülkiyet üzere bulunan taşınmazın çekişmeli bölümünün pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan davalı paydaş tarafından diğer davalı şahsa kiralanmak suretiyle kullandırıldığı sabit olup, böylece geçerli bir sözleşmeye dayanmayan haksız elatma olgusu benimsenerek elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ne varki, davacı dava dilekçesinde, sadece paydaş olan davalı …’ten ecrimisil talep ettiği halde istek aşılarak, bilirkişilerce belirlenen ecrimisilin her iki davalıya birden yükletilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre de; davalı … 1.12.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava konusu yeri kullanmaya başladığına göre ecrimisilin başlangıcının bu tarihten itibaren hesaplanması gerekirken işgalin başlangıcından önceki tarihleri de kapsayacak şekilde ecrimisile hükmedilmesi de isabetsizdir.
Davalıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.