Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/13654 E. 2012/1850 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13654
KARAR NO : 2012/1850
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TENKİS

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan annesi … …’ın 14862 parsel sayılı taşınmazdaki payını Ölünceye Kadar Bakım Akti karşılığında davalı kızına devrettiğini, murisin amacının mirastan mal kaçırmak olup, temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptal ve tescile, mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı, bakım borcunu yerine getirdiğini, muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne dair verilen karar, Dairece; “… Miras bırakanın 1932 doğumlu olup, akit tarihinde 75 yaşında olduğu, önceden davacı oğlu ile aynı binada farklı dairelerde yaşadıkları, ancak oğlu ile arasının iyi olmadığı, davacının eşinin murisle ilgilendiği, miras bırakanın 2007 Temmuz ayına kadar ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilmekte iken, bu tarihten sonra kronik kalp ve böbrek yetmezliği, anemi ile şeker ve hipertansiyon hastalıklarının artması nedeniyle çeşitli hastanelerde yatarak tedavi gördüğü, haftada üç kez diyalize bağlandığı, bakıma muhtaç hale geldikten sonra temliki işlemi yaptığı ve davalının gerek evine alıp bakmak gerekse hastanede refakatçı olarak yanında kalmak suretiyle akdin yükümlülüklerini yerine getirdiği, çekişmeli taşınmazda mirasbırakana eşinden intikal etmesi gereken payın da bulunduğu dosya kapsamıyla sabit olduğu, o halde; belirlenen bu olgular değerlendirildiğinde, miras bırakanın gerçek irade ve amacının, bakılıp gözetilmesini temin etmek olduğu sonucuna varıldığı, böylesi bir işlemde, muvazaadan ve mirasçıdan mal kaçırma amacından söz edilemeyeceği gibi, ölünceye kadar bakma akdi ivazlı işlemlerden olup, davalının edimini yerine getirmiş olması nedeniyle saklı paya tecavüz kastı ile hareket edilmediği anlaşıldığına göre, tenkis hükümlerinin uygulama olanağının da bulunmadığının kuşkusuz olduğu, hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün doğru olmadığı ” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-

Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve miras payı oranında tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkin olup, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca işlem yapılarak davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; çekişme konusu taşınmazın bozmadan önce keşfen belirlenen değeri üzerinden yargılama sırasında 171.-TL tamamlama harcı yatırıldığı gözetilerek davalı taraf yararına harcı tamamlanan değer üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsizdir.

Ne varki; değinilen bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının 3. bendindeki; ” Davalı vekil ile temsil edildiğinden, davalı tarafça dilekçedeki değere itiraz edilmediği dikkate alınarak dava dilekçesindeki değer üzerinden ve karar tarihinde bulunan tarife hükümlerine göre belirlenen 1.320,00.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine; ” Davalı vekil ile temsil edildiğinden, harcı tamamlanan dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.803,33.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle 1086 sayılı HUMY’nın 438/2. (6100 sayılı HMY’nın 370/2) ve 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.