YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13832
KARAR NO : 2012/7565
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TERKİN
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, davalılar adına tapuda kayıtlı olan 953 ada 43 parsel sayılı taşınmazın 3050 m²’lik bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan bölümün tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.06.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vd. vekili Avukat … ile diğer temyiz eden vekili Avukat Ulviye Sarp geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı … vd. vekili Avukat ve davalı … vd. vekili Avukat ile diğer davalılar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Davacı Hazine vekilinin belgelendirilmiş feragat beyanı nedeniyle temyiz dilekçesinin ferağat nedeniyle reddine karar verilerek davalıların temyizi nedeniyle işin esasının incelenmesine geçildi:
Dava ve birleşen dava, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapusunun iptali isteğine ilişkin olup, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden çekişme konusu taşınmazın 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında öngörüldüğü şekilde yapılan inceleme ile belirlenen kıyı kenar çizgisi içerisine göre kıyıda kaldığı dikkate alınarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak; 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesine eklenen 36/A maddesinde aynen;”kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali ile Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” hükmü derpiş edilmiştir.
O halde Hazine lehine Avukatlık ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmiş olması doğru değil ise de; anılan bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden; hükmün (3) nolu fıkrasının hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ” davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin eklenmesine; hükmün (2 ve 4) nolu fıkralarının hükümden çıkartılmasına, sair temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi ile hükmün bu şekliyle, 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alının peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraf vekilleri için 900.00.’er-TL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.